| ÜÇ
AYLAR
Yine
tüllendi şafak, yine açıldı nikab, Bağlara sindi cennetasa menevşe
kokuları, yüzlerde görüldü tebessüm, pazara rağbet geldi. Bire on,
bire yüz, bire yedi yüz, bire binlerin verileceği bir pazarın, bin
sonsuz hazinenin önüne kuruldu otağ. Yürüyenler koşun, konuşanlar
susun ve davranın, yatanlar kalkın haydi haydi durmayın. Bu pazarda
hiçbir ayrımcılık, hiçbir formalite, hiçbir belge, hiçbir ücret
istenilmeden girilen ve mutlak kârla çıkılan tek pazar, haydi durmayın
koşun. Bu pazar sahibi ne kadar zengin, ne kadar cömert, ne kadar
affedici ve bağışlayıcı ki baksanıza yıllardır dağlarda isyan bayrağını
açanlara bile açmış rahmet sinesini. Bir dostunun diliyle "Gelin
gelin kim olursanız, ne olursanız olun yine gelin. Bu kapı, bu pazar
ümitsizlik kapısı değil," diye ferman ediyor. Evet bu kapı
kazanmanın, tebessümün, kurtuluşun pazarına açılan ilk kapıdır haydi
uğurlar ola.
Unutmayın
insan bir şeye nasıl başlarsa öyle bitirir. Bu yüzden değilmi ki
şair
"Kapı
kapı bu yolun her kapısı ölümse. Her
kapıda ağlayıp bu kapıda gülümse."
diyor,
işte burada bize düşen iş o pazarı önümüze açılmış rahmetten bir
hazine bilerek eteklerimizi alabildiğince doldurarak oradan ayrılmak
olmalı. Zira orada israf yok, orada az alma, bitme korkusu yok.
Herkes gönlünce, alabildiği kadar almanın, taşımanın bütün yollarını
denemeli. Evet mübarek üç aylardan ve onun bize getirdiği ilk muhteşem
zaman diliminden bahsediyoruz.
Günahtan Arınma Fırsatı
Hz.
Peygamber, Ramazan ayı dışında en fazla Recep ve Şaban aylarında
oruç tutmuştur. Recep ayı girdiğinde de "Allah'ım hakkımızda
Recep ve Şaban'ı (hayırlı kıl) mübarek kıl ve bizi Ramazan'a eriştir"
(Beyhaki, Keşfü'l hafa c.l sf,186 No: 554) diye dua etmiştir. Regaib
ve Mi'rac gecelerinin de Recep ayının içerisinde oluşu bu ayın önemini
artırmaktadır. Regaip, bu ayda ilk mübarek gece oluşu hesabiyle
mü'minlerin yeni bir heyecanla karşıladıkları bir gecedir. Recep
ayının ilk cuma gecesine Leyle-i Regaib denir. 'Reğibe'nin çoğuludur.
Nefis, kıymetli, değerli, ihsan, çok istenilecek şeyler, hediye
gibi manalara gelmektedir.
Buna
göre Leyle-i Regaib denilince, "Çok lütuf ve ihsanla dolu,
kıymetli ve değeri büyük, iyi değerlendirilmesi gereken gece"
anlaşılır. Bu mübarek geceler ile Cenah-ı Hakk Müslümanlardaki tembellik
hastalığını yok ederek, yeniden canlı bir hayata başlamalarını ister.
İnsanlar bu gecelerde kendilerine, manevî hayatlarına çeki düzen
verirler, o İlahî huzura layık olmaya çalışırlar.
Zamanın
bütünü kıymetli ve insanlar tarafından değerlendirilmek için verilmiş
en büyük nimettir. Ancak öyle an ve zamanlar var ki Cenah-ı Hakk'ın
o ana verdiği kudsi bir özelliğinden dolayı o an bir anda binlerce
yıllık anları ihata edebilecek bir berekete kavuşur. İşte bu büyüklerimiz
bizlere bu anları hakkıyla değerlendirip, duaları bu mübarek ve
özel anlarda yapmamızı hal ve hareketleriyle gösteriyorlar. Bu gece
Rahmet meleklerinin Rahmete susamış mü'minleri hayır hasenat işlemeye,
ibadet ve taatte bulunmaya teşvik ettikleri bir mübarek gecedir.
Bu gecede Rahmetin huşu ile edilen dualara, umutla açılan ellere,
nura hasret gönüllere sağnak sağnak yağacağı bir gecedir.
Gündüz Oruç, Gece İbadet
Bu
yüzden ki bu gecenin kadru kıymetini idrak eden ve bu büyük Rahmetten
istifade etmeye çalışan büyük zatlar bu geceleri büyük bir canlılık
içerisinde geçirmişler. Gündüzleri oruç tutmuş, Kur'an okumuş etraflarındaki
insanları da bu güzel hasletlerle donatmaya gayret etmişlerdir.
İşte asrın kirine pasına bulaşmış insanları kainatın alkışladığı
böylesi mübarek geceleri vesile kılarak bu fırsatları en iyi şekilde
değerlendirmenin yollarını aramalılar. Böylesi günlere bir daha
kavuşamama ihtimalini de hesaba katan bir mü'min nasıl bir devlet
ve nimetle karşı karşıya kaldığının farkına varırsa umulur ki şanına
uygun bir şekilde değerlendirir.
Bu
gece Allah Resulü, Cenab-ı Hakk'tan bazı ihsanlara nail olmuştur.
Bizler de onun hatırasını yadetmek için bu geceleri kutluyoruz ve
umuyoruz ki Cenab-ı Hakk bu gecelerin şerefine rahmetin sağanak
sağanak yağdığı bu bereketli demlerde bizi ilahî hayırlardan mahrum
bırakmaz. |