ÇAKMAK
Cüneyd Suavi
Trende yan yana oturduğumuz
adam. Karşımızdaki delikanlıya nutuk çekiyor ve
- Sigara efkâr dağıtır,
diyordu. Yak bi tane.
Çocuk, adamın kendisine
uzattığı sigarayı kibarca reddederek
- Sağ olun, diye cevap
verdi. Kullanmıyorum.
- Amma yaptın ha, dedi
adam. Yoksa annen mi kızar?
Bu lâflar, çevremizdeki
yolcuların gülüşmelerine yol açmış. benimse fena halde canımı sıkmıştı.
Uyumak niyetiyle kapattığım gözlerimi aralayarak delikanlıya baktım. 20-22
yaşlarında olmalıydı. Son derece temiz bir ifadeye sahip olan yüzü adamın
söylediklerinden sonra hafifçe kızarmıştı.
Adam: - Herhalde sen aslan sütü
de kullanmazsın, diye devam etti. Kullanmazsın değil mi? Delikanlı, onun içkiden
bahsettiğini anlamıştı. Bu sefer susmayıp
- İçki haramdır, dedi. Elbette kullanmıyorum. Konuşmaları, benim olduğu kadar, ayakta seyahat eden
yolcuların da dikkatini çekmiş olmalıydı. Herkes kulak kesilmiş, onları
dinliyordu.
Adam: - Peki, dedi. Ya Milli
piyangoya ne dersin? Hani şu televizyonda reklâmları olan.
- O da aynı şey, dedi
delikanlı. Yâni o da bütün kumarlar gibi haram.
Adam, alaycı bir ifadeyle
- Amma tutucu bir insansın
be kardeşim, dedi. O haram, bu haram. Milli Piyangonun Milli Takımdan ne farkı
var ki?
Çocuk yine susmayı tercih
etti. Ancak sıkıldığı her halinden belli oluyordu. Adam ise, aklı sıra
onu köşeye kıstırmış ve perişan etmişti. Bir kahraman edasıyla, sigarasının
dumanını çocuğa doğru üflerken.
- Cehennem korkusundan dünyanın
bütün zevklerinden mahrum kalıyorsunuz, dedi. İş mi sizin yaptığınız ?
Dayandığım yerden doğrularak
adama baktım. Bu sefer bana dönerek,
- Ne dersin dostum dedi.
Haklı değil miyim? Hepimiz az çok yanmayacak mıyız? Üstelik hep beraber
olduktan sonra, ne var korkacak? Sinirlerim iyice tepeme çıktı.
- Gerçekten cesur bir
insanmışsınız, dedim. Sahi yanmaktan korkmuyor musunuz?
- Korktuğumu söyleyemem,
dedi. Elle gelen düğün bayram değil mi?
Böyle diyerek koltuğuna
biraz daha gömüldü ve cam kenarındaki sigarasına doğru uzandı. Paketin
yanında duran çakmağı ondan önce alarak ateşledim ve,
- Buyurun, dedim. Yakın.
Paketten büyük bir pozla çıkarttığı sigarasını, çakmaktan âdeta fışkıran
aleve doğru uzatırken,
- Hayır, dedim, sigaranızı
değil, parmağınızı uzatın.
- Anlayamadım, dedi. Neden
parmağımı uzatacakmışım?
- Cehennemde yanmaktan
korkmadığınızı, bundan daha iyi nasıl gösterebilirsiniz, dedim. Doğrusu
hepimiz merak ettik.
Adam ne diyeceğini şaşırmış
ve bir saattir işleyen çenesi, âdeta tutulmuştu. Yerinde bir müddet kıvrandıktan
sonra,
- İneceğim istasyona
geldim. diyerek ayağa kalktı ve kalabalığı yararak gözden kayboldu.
Çakmağın bende kaldığını
adam gittikten biraz sonra fark ettim. Bunu, karşımdaki delikanlı da görmüş
ve gülmeye başlamıştı.
Çakmağı ona doğru uzatırken.
- Sigara içmiyorsun ama çakmak
sende kalsın, dedim. Artık onu nerede kullanacağını biliyorsun.
|