|
SESLER Cüneyd SUAVi Babam.
– Bizler artık yaşlandık, diyordu. Âhirete yolcuyuz. Yolcu ise, yolunu düşünmeli. Babaannem şakacı bir ifadeyle - Ağzından yel alsın ayol, dedi. Ben bile daha yolculuk düşünmüyorum Eniştem - Düşünmemek neyi değiştirir ki diyerek söze karıştı. Hem ölümden korkmamak için hazırlığımızın tamam olması gerekmiyor mu? Anneannem o yumuşak sesiyle – Ben hasta olduğum için bu ramazan ancak 10 gün oruç tutabildim diyerek araya girdi. Onları kaza etmeden ölürüm diye aklım çıkıyor. Daha sonra ben devreye giriyor ve -
Anneanneciğim, diyordum. Sen korkarsan biz ne yapalım? Şimdiye kadar bir
vakit namazını bile kaçırmadığını biliyoruz. Ve konuşmalar, böylesine
sürüp gidiyordu. Uzanıp teybi kapattım. 7-8 yıl önceki bir aile toplantısında,
gizlice teybe aldığım seslerdi bunlar. Elimde olmadan gözlerim yaşarmış
ve içimi bir burukluk kaplamıştı. Oturduğum yerden başımı yavaşça kaldırarak
şehrin hemen dışındaki tepeye baktım.
Babam, şimdi o tepedeki kabristanda bir selvi ağacının altında yatıyor. Babaannemi ise, vasiyeti üzerine yüzlerce kilometre ötedeki bir kabristanda, dedemin yanına defnettik. Eniştemle anneannem ise, şehrin diğer ucundaki bir kabristanda yanyana yatıyorlar. Eskimiş teybimin başına dönüp mikrofonu elime alıyorum. Biraz sonra kaydedeceğim sesleri, ileride çocuklarım dinlerken, acaba ben hangi kabristanda yatıyor olacağım. |
||
|
kubacami
webteam
|
||