|
VE
O DA GİTTİ... Selim GÜNDÜZALP Hayatımıza yön verecek nice güzel sözler var. "Pencereye bakarsanız tozları, sinek izlerini veya topun kırdığı yeri görürsünüz. Fakat pencereden bakacak olursanız ardındaki dünya gözlerinizin önüne serilecektir" diyor Frederick Beuchner..! Ne kadar da doğru. Ancak bildiğimiz onca doğrular gibi. bunu da hayatta uygulayamıyor ve tatbikinde hep geç kalıyoruz. Söylediklerirnize
ve söylenenlere alışılmıştan uzak, yani çerçevenin dışından bakınca. bu
sırrı biraz daha iyi anlıyoruz. Geçenlerde arkadaşlarla bu ölçünün içinde
sohbet ederken birisine, Yakın bir gelecek için projeler yapan, onlar için endişe duyan, uykularım kaçıran, kilo verip zayıflayan; kısacası istikbal endişesi ile kıvranan insanoğlu, acaba gerçek istikbal için neler düşünüyor ve neler yapıyor? Ve acaba yazdan sonra gelecek olan kışı karşılamaya hazır olduğu gibi, şu kısa hayattan sonra gelecek olan ölümü de karşılamaya hazır mı? Evet... insan madem fanidir. Ömrü 1 milyon sene de olsa, bir gün bitecektir. Ve 1 milyon sene yaşayan birini bularak ona hayattan ne anladığım sorsanız, büyük bir ihtimalle gülümseyecek ve anladığı şeyin. sizin anladığınız şeyden farklı olmadığını söyleyecektir. O halde kısa bir ömür ile uzun bir ömür arasındaki fark önemli değildir. Çünkü her ikisinin de, ebedî bir hayatın yanında değeri yoktur. Gerçekte uzun olan ömür, ebedî hayatı kazandıran ömürdür. 20 yaşında vefat eden fakat bu kısa seneler içinde Rabbinin kendisinden istediğini yerine getirdiği için ebedî seadeti kazanan bir gencin ardından, "Hayattan nasibi ne kadar azmış" diyebilir misiniz? Veya 120 yaşında ölen ve ebedî hayatım işkenceler ve azaplar içinde sürdürecek olan bir bedbaht için, "şanslı" ve gerçekten uzun ömürlü olduğunu söyleyebilir misiniz? Elbette hayır. O halde gelen 1985'e bu ince mana içinde, en az giden 1984 kadar dikkat etmeliyiz. GELECEK GÜNLERDE KİMBİLİR NELER GİZLİ?... Güzel demiş diyen şair Mesihî: "Kim bilir ol bir bahara kim ölüp kim kala sağ." |
||
|
kubacami
webteam
|
||