|
ERİYEN BUZLAR Dr.Yaşar ÇİL Sıcaklar ve konunun yeknesaklığından sınıftaki hava ağırlaşmış, çocukların bir kısmı esnemeye başlamıştı. Öğretmen, bu gibi hallerde yaptığı gibi konuya biraz ara vermeye ve çocukları dinlendirmeye karar verdi. Lâfını değiştirerek: - Çocuklar, dedi şimdi defter ve kalemlerinizi bırakarak arkanıza yaslanın. Size bir bilmece-hikâye anlatacağım. Biraz düşünüp, sonra cevap vereceksiniz. Doğru cevap 10 numara.. Sizler belki hatırlamazsınız, eskiden her evde buzdolabı filân yoktu. İçecekleri soğutmak için kilo ile buz satılırdı. Bilhassa ramazanlarda herkes evine dönerken bir parça buz alır ve bu çok makbule geçerdi. İşte Arabistan'ın sıcak bir gününde bir şeyh, talebeleriyle şehirde dolaşırken, bir buz satıcısına rastlar. Satıcı "Ey Müslümanlar, sermayesi eriyip, akan şu adama merhamet ediniz" diye bağırmaktadır. Satıcının bu sözlerini işiten şeyh, birden fenalaşarak bayılır. Yanındakiler, hocalarını gölge bir yere taşıyarak ayıltmaya çalışırlar. Şimdi ben sizlere soruyorum. Acaba o şeyh, niçin bayılmıştır? Evet, tek tek söz isteyerek cevap verin, ama önce iyice düşünün... Orhan: -Efendim, der. belki başına güneş çarpmıştır. - Hayır, o orada doğup büyüdüğü için iklime alışıktır. Dahi iyi düşünelim. Ahmet: -Belki tansiyonu düşmüştür. - Hayır, der öğretmen. Sağlığının mükemmel olduğunu söylemiştim. Sen konuş Mehmed... Mehmed ışıl ışıl gözleriyle kalkar ve kendinden emin bir tavırla, - Hocam, der. Bence o zât, eriyen buzlarda kendi hayatını görmüştür. Belki de bütün insanların hayatını. Bir satıcı 100 liralık bir sermayesinin ziyan olmaması için çırpınırken, o insanların milyarlarla ölçülemeyen ömür sermayelerini nasıl boş yere eritip, akıttıklarını düşünerek, bu müthiş gerçeğin tesiriyle bayılır. Mehmed'in sözleri, sınıfta çıt çıkmadan dinlenirken, öğretmenin sesi duyulur. - Doğru söyledin. Mehmed'im sana hakettiğin notu veriyorum. |
||
|
kubacami
webteam
|
||