|
Balon
Cüneyt
Suavi
Küçük çocuk, baloncuyu büyülenmiş
gibi takip ederken, şaşkınlığını
gizleyemiyordu. Onu hayrete düşüren şey, "Bizim eve bile sığmaz"
dediği o güzelim balonların adamı nasıl havaya kaldırmadığı idi. Baloncu
dinlenmek için durakladığında
o da duruyor ve sonra yine takibe koyuluyordu.
Bir
ara adamın kendisine baktığını fark ederek ona doğru yaklaştı ve bütün cesaretini toplayarak:
-Baloncu amca, dedi. Biliyor musun
benim hiç balonum olmadı.
Adam çocuğu şöyle bir süzdükten sonra:
-Paran var mı? diye sordu. sen onu
söyle.
-Bayramda vardı, diye atıldı çocuk,
önümüzdeki bayram yine olacak.
-Öyleyse bayramda gel, dedi adam.
Acelem yok, ben beklerim.
Çocuk sessizce geri döndü. O ana
kadar balonlardan ayırmadığı gözleri dolu dolu olmuş, yürümeye bile mecali
kalmamıştı.
Bir kaç adım attıktan sonra elinde
olmadan tekrar onlara baktığında, gördüklerine inanamadı. Balonlar, her
nasılsa adamın elinden kurtulmuş ve yol kenarındaki büyük bir akasya ağacının
dallarına takılmıştı.
Çocuk, olup bitenleri büyük bir merakla
takip ederken, baloncu ona doğru dönerek:
-Küçük, diye seslendi. Balonları
ağaçtan kurtarırsan birini sana veririm.
Yapılan teklif, yavrucağın aklını
başından almıştı. Koşarak ağacın altına doğru yöneldi ve ayakkabılarını
aceleyle fırlatıp tırmanmaya başladı.
Hedefine
adım-adım yaklaşırken duyduğu heyecan, bacaklarını kanatan akasya dikenlerinin
acısını hissettirmiyordu. Sincap çevikliğiyle balonlara ulaştığında bir
müddet onları seyretti ve dallara dolanan ipi çözerek baloncuya sarkıttı.
Ancak balonlardan birisi iyice sıkıştığından diğerlerinden
ayrılmış ve ağaçta kalmıştı. Çocuk onu kurtarmaya kalkışsa, dikenlerden
patlayacağını çok iyi biliyordu. İster istemez balonu yerinde bırakıp
aşağıya indi ve adam dönerek:
-Birini bana verecektiniz, dedi.
Hangisi o?
Adam elini tersiyle burnunu sildikten
sonra:
-Seninki ağaçta kaldı evlat, dedi.
İstersen çık al.
Çocuk bu sefer ayakta bile duramadı.
Kaldırım kenarına oturup baloncunun uzaklaşmasını bekledikten sonra, dallar
arasında parlayan balona uzun uzun bakarak:
"Olsun", diye mırıldandı.
"Olsun." Ağacın üzerinde kalsa da, bir balonum var
ya artık.
|