ARKADAŞ

Murat BAŞARAN

Rüyalarına gülsuyu yağan bir adam benim dostum.

İdeallerimiz elele verdiği günden beri de kardeşim. Bulutlarında akıncıların at koşturduğu sohbetlerimizde acımız, neşemiz, hüznümüz ve ümitlerimiz vuslata eriyor.

Gözbebeklerimiz arasındaki sevgi ırmağı, damarlarımızdaki kan kadar asil...

Bir gün...

Beraber doğrulacağız yerimizden...

Ve haykıracağız... Daha vakit var O da benim gibi, şehirde doğup büyümüş. Mayamızdaki bir çok haslet, apartmanların arasında yıllarca hürriyeti beklemiş. Herkesten uzak, ıssız köşelerde sıkıntı terlememizin sebebi buymuş meğer. .
Birbirimize el uzattığız gün sıkıntılarımız ikiye bölündü, sevincimiz iki kat arttı.

Derken adam oluverdik. Rüyalarımızda kılıç tutan ellerimiz, şimdi kalem tutuyor...
Kulağına ne zaman "rock müziği" saldırsa yumruklarını sıkar, hırsından yüzü gerilirdi. Bir kurtuluş gününde, bir müzede mehteri duysa, bir köşeye çekilip hüngür hüngür ağlardı... "Ben mehteri davet bilirim de, gidemem diye içlenirim" derdi gözyaşlarını silerken...

Dağda, bayırda, parkta, caddede düne bakıp düşündük, yarın için hırslandık...
Beş vakit camide kenetlenen adımlarımız, o efsunlu mâbedlerden uçarcasına çıkardı. Caminin alternatifi yok. Oradaki dualarımızda ellerimiz, hasretimizin yükünü kaldıramazdı...

Derdimiz suskunluktu... Patlayamamanın ıstırabını yaşıyorduk.
Hâlâ da yaşıyoruz... Bilirim.
Zamanı geldiği gün haykırdığımızda, sesimiz Anadolu'nun her noktasından yankılanıp dünyayı saracak...

O zaman omuz omuza vermiş binlerce arkadaş, yüzbinlerce yiğit ayağa kalkacak...
Ayağa kalkacağız Türk
gibi...

 
ana sayfa
kubacami webteam