| Çanakkale Þehidlerine | |
|
Þüheda gövdesi, bir baksana
daðlar taþlar... Vurulmuþ tertemiz alnýndan uzanmýþ yatýyor;
Ey, bu topraklar için topraða düþmüþ, asker!
Ne büyüksün ki kanýn kurtarýyor Tevhid'i...
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsýn?
Herc u merc ettiðin edvara ya yetmez o kitab...
"Bu, taþýndýr" diyerek Kabe'yi diksem baþýna;
Sonra gök kubbeyi alsam da, rida namiyle,
Mor bulutlarla açýk türbene çatsam da tavan; |
Sen bu avizenin altýnda, bürünmüþ kanýna, Uzanýrken gece mehtabý getirsem yanýna,
Türbedarýn gibi ta fecre kadar bekletsem;
Tüllenen maðribi, akþamlarý sarsam yarana...
Sen ki, son ehl-i salibin kýrarak savletini,
Kýlýç Arslan gibi iclaline ettin hayran...
O demir çemberi göðsünde kýrýp parçaladýn;
Sen ki; a'sara gömülsen taþacaksýn... Heyhat, Ey þehid oðlu þehid, isteme benden makber, |