![]()
Hayat ve Ölüm
Bu değişmez gerçeklerin en önemlisi ve en başta geleni hayat ve ölüm gerçeğidir.
Allah, Kitabı Kur'an-ı Kerim'de hayatı ve ölümü imtihan
için yarattığım beyan etmektedir. Pek çok ayette bu husus ifade edilir. Sözgelimi
Mülk suresi 67/2. ayetine göre hayat ve ölümün yaratılmasının sebebi amel yönünden
kimin en iyi olduğunun belirlenmesidir. Ayrıca insanın yaratılışı, ona hayat
verilişi, yaşayışının safhaları ve nihayet ölümü Kur'an'da açıkça ve uzunca
işlenir, bütün bunların yaratıcısı Allah'tır.
Kur'an'da, dünyada hayatta iken öldürülen ve yine
dünyada iken diriltilen olaylardan bahsedilir. Bu olaylardan bazısı Bakara suresinde,
diğerleri ise Al-i İmran ve Maide surelerinde söz konuşu edilir.
Bunlar Bakara suresinin 55. ve 56. ayetlerindeki öldürme
ve diriltme olayı, 72. ve 73. ayetlerindeki öldürme ve diriltme olayı, 243.
ayette söz konuşu edilen olay, 259. ayette yüzyıl ölü kaldıktan sonra diriltilen
kişinin durumunu açıklayan olay, 260. ayette Hz. İbrahim’in ölülerin nasıl diriltileceğini
görmek istemesi olayı ile, Al-i İmran suresinin 49. ayetiyle Maide suresinin
110. ayetinde Hz. İsa’nın (a.s.) elinde ölülerin diriltilmesi olaylarıdır. Buna
ilaveten Ashab-ı Kehfde bu konuda zikredilebilir. Zira mağara ashabının durumu
ölümden sonra dirilişe örnek olarak Kur'an'da yer alır.
Bütün bu olaylar ahiret hayatının varlığı, ölümden
sonra dirilişin mutlaka vuku bulacağına dair somut deliller olarak Kur'an'da
düşünen insanın idrakine sunulan hususlardır. Bunlar, öldüren ve diriltenin
Allah olduğunu, hayat ve ölüm kanunlarını koyanın Allah'tan başkasının olmadığını
beyan etmek içindir.
Her canlı ölecektir, ölen her canlı Allah'ın dilediği
bir vakitte O'nun diriltmesiyle dirilecek ve dünya hayatının karşılığını alacaktır.
|
kubawebteam
|