GEÇİCİ
NİKAH
Muvakkat
nikahın da sonuç itibariyle mut'adan farkı yoktur. Müddet az olsun,
çok olsun geçicilik her ikisinde de söz konudur. Halbuki nikahda
devamlılık esastır. Muvakkat nikah, bir erkeğin bir kadınla şahitler
huzurunda belli bir müddete kadar beraber olmak üzere nikahlanması
demektir. Mesela, erkek kadına: "Seninle şu kadar meblağ
mükabilinde bir ay müddetle evlenmeyi kabul ettim." Veya
"Seni şu kadar mihirle bir müddet için nikahladım."
demesi üzerine kadın da bunu kabul etse bu, nikah sayılmaz. Bu da
bir mut'a olur. Birinde müddetin kısa, birinde uzun olması farketmez.
Şahitler huzurunda bu geçici akde nikah denilmesi de neticeyi değiştirmez.
Nikaha müddet biçilmesi, onun bir mut'a, yani geçici faydalanma
manasına geldiğinin delilidir. Akidlerde itibar lafızlara değil,
kasdedilen manalaradır.(31)
Netice bellidir: Müddetin bitmesiyle nikah sona erecektir. Böyle
bir akid, ta başından geçersizdir.
Tirmizi
mut'a nikahı hakkında açtığı babda özetle şöyle diyor:
Hz.
Ali (r.a.), Rasülullah'ın mut'ayı yasakladığını söylemiştir. Rasülullah'ın
Ashabından ilim ehli olanlarla, diğer ilim erbabına göre bu yasak
üzerine amel edilir. Sadece İbn-i Abbas'dan mut'a hakkında ruhsat
olduğuna dair birşey ifade edilmişse de bu zat kendisine, Rasülullah'ın
mut'ayı yasakladığından haber verilince görüşünden rucu etmiştir.
İlim sahiplerinin ekserisi (Şiadan bazıları hariç) mut'anın haram
kılındığı üzerinde ittifak etmişlerdir.(32)
Hatta
Hz. Ali (r.a.)'a İbn-i Abbas'ın mut'ada bir beis görmediği haberi
ulaşınca İbn-i Abbas'a çatmış ve demişti ki: "Yahu sen cidden
şaşırmışsın. Rasülullah (s.a.s.) Hayber günü mut'ayı da, ehil merkeplerin
etinin yenmesini de yasakladı."(33)
Mut'anın
ve geçici nikahın İslam hukuku ve onun ana kaynakları karşısında
geçersiz olmasına rağmen saf ve temiz gençlerimizin tahsil dönemlerinde
arkadaşlık kurdukları erkeklerle dini nikah (!) yaptırarak serbest
dolaşmalarını günahsız hale getirme gayretleri, başka bir art niyet
taşımıyorsa dinimizce de çok yanlıştır. Bu nikah, bir müddete kadar
geçerli olması şartına bağlanmışsa nikah sayılmaz. Böyle bir nikaha
dayanarak tarafların karı-koca hayatı yaşamaları haramdır.
Kızın
velisinin izni olmadan evlenmesi İmam Azam'a göre hukuken geçerli
ise de bu, onun bütünüyle dini hükümlere uygunluğunu göstermez.
Dinimizde ana-baba hakkı Allah (c.c) hakkından sonra gelir. Onların
kırılıp üzülmelerine yol açan davranışlardan sakınmak gerekir. Bir
evladın ana-babasının haberi olmadan, onlardan izinsiz evlenmesi
onları üzer. Ana-babanın dualarını alarak kurulan yuva uğurlu ve
huzurlu olur. Yaşantısının huzurlu ve zevkli olmasını isteyen evlad
ana-babasının duasını, ilminin bereketli ve yararlı olmasını isteyen
talebe de hocasının duasını almaya mecburdur.
31- Fethul Kadir: c.2, s. 385. Mecelle: Mad.
3.
32- Tuhfetü'l ahvazî: c.4, s. 225 Hadis No: 1130
33- Süneni Nesaî: c.4, s. 126, Müslim c.2, s.
1027 Babu Nikah'il Mut'a |