Ders 12
Bismillahirrahmanirrahim
Tüm
karamsarlığın kapladığı anda, her şeyin bittiğini, bütün ümitlerini
kaybettiğini düşünüp kendini bırakma, Şereflesin Sahibin seni bırakmaz.
Sen ey insan! Yüce Allah (c.c.) seni şerefli yarattı
ki, bütün alemi senin emrine verdi. Dilediğin gibi yeryüzüne dağıl, gez,
dolaş.
Rabbinin nimetlerinden helal olarak ye ve iç, çoğal.
Rabbini bil, ona ibadet et, verdiği bunca nimetler için
Rabbine şükret.
Elbet bir gün ona döneceksin.
Çünkü Rabbinin vaadi olan gerçek hesap günü
muhakkak gelecektir.
Herkes yaptığı amelin cezasını veya mükafatını görecektir.
Sen ey insan! Bu aleme geldin, Ruh elbisesi
seni yanılttı. Çok sevdin onu, onunla ilişkiyi artırdın.
Rabbin ile olan ahdini unuttun.
Öyle bir ateş denizine akıyorsun ki, seni yine ancak
Rabbinin hidayeti ve basireti, lütfü, keremi, güç ve kuvveti kurtarır.
Rabbimiz Gafurdur, Rahimdir.
Her ne şekilde olursa olsun. Rabbimiz bize zulüm murat
etmedi.
Bizleri içinde bulunduğumuz, kurtulamayacağımızı
zannettiğimiz en müşkül anımızda dahi kurtaran darlıktan, bolluğa, sıkıntıdan,
felaha çıkaran O’ dur.
Bil ki! Rabbimiz kullarının arasından istediğini seçti.
Böyle karamsarlığa düşen, bütün ümitlerini
yitiren, her şeyin bittiğine inanan bizleri kurtarmak, bizleri insanlık şerefine
layık olmamızı murat etti.
Yazık sen de insansın.
Uyan içinde bulunduğun gafletten. Sen de beyaz bir su idin hesapsızca döktüğün
sular gibi.
Yine bir beyaz su ile
sarhoş oldun, nara attın, şimdi içtiğin beyaz su ile sarhoş olup nara attığın
gibi, giderken de sarhoş olup nara atacaksın.
Ne geldiğin suyu, ne
de içtiğin suyu bulamayacaksın.
Sen sigaranı elinde zevk
ile tüttüren kişi. Seni
de babanın eline o sigara gibi sarıp verdiler, onu sevindirdiler.
Bir gün senin onun
fitnesi olacağını düşünmediler.
Baban seni çeke çeke bitirip gitti. Sen de onu çeke çeke
bitip gideceksin.
Sen esrar içip kendini helak eden kişi, içki desen içki
değil, sigara desen sigara değil, senin içtiğin bir odadaki haşaratları öldürmek
için sıkılan ilaç gibi. Sen de haşarattan saymışsın kendini onlar gibi.
Sen kumarcı kişi. Elinde zarların Arapça sayarsın. Her sallayışta
iman tahtanı sallarsın, zarın boş gelir kaybedersin. Bu melanetten kurtul,
iman tahtanı Arapça Kur’an ile doldur kar edersin.
Sen
türlü zaruretten yakınıp, zina eden, zinada kurtuluş arayan kişi. Yazık ki sen de et ve kemiktensin.
Her gün yüzlerce
gemi yanaşan demir ve taş iskeleleri görmezmisin? Onların tamir edeni
bulunur. Tövbe senin kurtuluş yolundur.
Sen hırsızlık yapan kişi. Sen boşuna uğraşma,
sana hayat hakkı kalmadı. Diplomalı hırsızlar çoğaldı, bir yandan polis,
bir yandan onlar yolları tıkandı. Çalayım desen bırakmazlar, ben de yaşayayım
desen yaşatmazlar. Elini uzatmadan yakalanırsın. Kolay bir diploma alırsın.
Senin gayen çalmak değil karın doyurmak, birkaç gün yatacak yer bulmak. Allah (c.c.)’a sığın, tövbe et.
Yerler senin için döşek, gökler senin için kubbe. Zaten gideceğin ebedi
barınak birkaç avuç toprak.
Sen Riba yiyen kişi. Dön arkana bir bak ne görüyorsun?
Neden “hiç” diyorsun?
Hani senin baban, babanın babası, ta ki Adem babamıza
kadar olan babalarımız.
Eğer insanlar katlanmaktan hayır görse idi,
milyarlarca sene üzerinde yaşadığın bu dünya misli misli olurdu.
Sen can yak, biriktir, katla,
Sahibi de alır
senden bir tokatta.
Sonunda ateş var,
Ebedi yatırmazlar
toprakta.
Gel dön yolun yakın,
tövbe ile iman et. Rabbinin tevhit dini İslam kalesine sığın.
İşte
böyle sıralanır bu çarka düşenler, kurtulmak için çırpındıkça daha
çıkmaza girerler. Hiç maddesiz kurtuldu bu zorluktan, kalpten Nasuh tövbesi
edenler.
Bakın,
dinleyin Hakkın sesini.
Kurtuluş olarak
tutun Allah Resulünün tebliğini.
Harfiyen yerine
getirmek için çalışın Hakkın emrini.
Tatbik edin Habibinin
(s.a.v.) sünnet ve Hadislerini.
Gelin yol yakın vakit var iken tevbe edin; tevbe
edin, tevbe edin.