Ders 11

Bismillahirrahmanirrahim

 

Et ve kemiğim demen hiçtir. Mühim olan nice et ve kemiklerin yükünü çektiğindir.

 

         İnsan kendi haline bakar et ve kemiği ile öğünür.

Allah (c.c.) insandan daha güzel bir varlık yaratmamıştır.

Fakat bu güzellik onun RUH güzelliğidir. Onun katında güzel budur.

         Bir saray düşünün her tarafı altından, en nadide halılar, en nadide eşyalar ile süslensin. Bu saraya zalim bir sultan gelip otursun, etrafındakileri kırsın, günlerini zevk ve sefa ile onun bunun ırz ve namusuna saldırarak geçirsin.

Önüne gelene zulmedip mallarına ve canlarına göz diksin, ellerinden alsın, onları öldürtsün.

Bu sarayın ismi nadide olmaktan çıkar. Zalim sultanın sarayı olur.

Gün gelir artık oraya kimse uğramaz.

Fakat bu zalim sultanın nesli de vardır. Zalim sultan ölse bile bu isim yaşar. Yine kimse uğramaz. Kimseden en ufak iyi bir şey öğrenmeyen, sadece zalim sultandan öğrendikleri ile yaşamına devam eden çocukları bir gün olur zalim olurlar.

İşte etini ve kemiğini türlü boyalarla, türlü giysilerle bu saraya benzetmeye çalışan kişi.

Unutma ki, sen yalnız değilsin, senden gelecek koca bir neslin yetiştirme vazifesini aldın üzerine.

Sana bu aleme geleceğin zamanı gösterdiler ve sen istedin bu zamanda gelmeyi.

Hani verdiğin söz. Etin, kemiğin seni etkiledi, unuttun Rabbin ile olan ahdini.

         Sen ki, bir gün oraya döneceksin bugün sevdiğin et ve kemiğinin seni hiç sevmediğini ve senden gelen et ve kemiklerin de senden şikayet ettiklerini görünce anlayacaksın.

O zaman yalvarman niye ki. Şimdi sana verilen imtihan suresi yetmiyor mu?

Ayıl ve aslına dön, o sana verdiğin sözü hatırlatır.

Güzelliğinin sarayda olmadığını, sayısız nice sultanların saltanatını görürsün.

Harabat ehline hor  bakma, definelere malik viraneler var.” demişler.

 

 

Başlıklara dön                              ders 10   Ana sayfa ders 12