İHMAL
EDİLEN BİR İBADET: ÎTİKAF Akif
Akay Îtikaf, lûgat manası olarak, bir yerde kendini hapsederek
durup beklemek demektir. Dînî manada ise, îtikaf niyetiyle Allah rızası
için bir mescid ya da mescid hükmündeki bir yerde durmak, bir müddet
için bile olsa kalbî, ruhî ve bedenî günahlardan uzaklaşıp kulun tamamen
lâhûtî bir atmosferde Cenab-ı Hakk'la başbaşa kalması demektir. Nitekim ".. Mescidlerde îtikaf halinde iken
kadınlara yaklaşmayın. Bunlar, Allah'ın (yasak) sınırlarıdır, sakın
onlara yaklaşmayın. Allah, insanlara ayetlerini böyle açıklar ki korunup
sakınsınlar."[1] ayeti de bunu göstermektedir.
Îtikaf, Efendimiz (s.a.v)'in Medine'ye teşriflerinden vefatlarına
kadar devam ettiği önemli bir ibadettir. Müslim'de rivayet edilen
bir hadis-i şerifte mevzuyla alakalı olarak şöyle buyurulmaktadır:
"Efendimiz (s.a.v), Ramazan'ın son on günü girince, geceleri
ibadetle geçirir; ailesini de ibadet etmeleri için uyandırırdı. (Bu
günlerde) İbadet için diğer zamanlardan daha fazla gayret gösterirdi."[2] Yine İslam büyüklerinden Atâ da mevzuyu şu sözleriyle
tavzih eder: "Îtikafa giren kimse, ihtiyacından dolayı büyük
bir zâtın kapısının önüne oturup, 'ihtiyacımı karşılamadıkça buradan
ayrılmam' diye yalvaran birine benzer. O da Cenab-ı Hakk'ın bir mabedine
girmiş, 'Beni affetmedikçe buradan ayrılıp gitmem' demektedir." Hayatın binbir türlü sıkıntı ve stresiyle bunalan mü'min
için îtikaf, bir rahatlama ve inşirah dönemidir. Zira mü'min, sadece
Allah rızası için kendisini mescide hapseder ve günahlara karşı orasını
adeta bir kale haline getirerek her türlü şerir güçten Allah'a sığınır.
Zaman, artık o insan için her buuduyla bir miraç dönemi; seccade,
onu miraca taşıyan bir Burak haline gelir. Îtikaf, mü'min için her
ânı sürpriz lütuflarla dolu bereketli bir zaman dilimidir. Kul, îtikaf
sayesinde bir kere daha teslimiyet hisleriyle dolar ve isteklerini
yerine getirmesi için Rabbisine dua dua yalvarır. Biz burada, bütün ilmihal kitaplarında mevcut bulunan
îtikafın tatbikatına ait bilgilerden uzun uzun bahsedecek değiliz.
Bizim maksadımız, onun bugün ihmale uğrayan bir ibadet oluşuna ve
bizim için ehemmiyetine dikkat çekmektir. Böylesine önemli bir ibadeti
yerine getirmek isteyen her insan, ilmihal kitaplarımızda mevzuyla
alakalı tefrerruâtlı bilgileri rahatlıkla bulabilir. Evet, bugün malesef
ihmale uğramış bir ibadet olan îtikaf, müslümanların mutlaka yeniden
hayata geçirmeleri gereken önemli bir ibadettir. Zira Efendimiz (s.a.v),
hayat-ı seniyyeleri boyunca her sene îtikafa girerek Cenab-ı Hakk'la
arasındaki irtibata yeni yeni buudlar kazandırmış ve bizlere, her
mevzuda olduğu gibi bu mevzuda da bizzat yaşayarak örnek olmuştur. |