3) Daima Çift Poþetçi Olun

Seminerlerimde olumlu düþünceden örnekler verirken, genellikle Amerika'da yapýlan bir araþtýrmayý anlatýrým:

Ýlginç insanlar þu Amerikalýlar, iþi gücü býrakmýþlar marketlerdeki poþetçi çocuklarý incelemiþler. Hani þu kasiyerlerin arkalarýnda duran ve almýþ olduðunuz malzemeleri poþetlere dolduran çocuklar. Bazýlarý görevlerini þöyle tarif etmiþler bu çocuklarýn.

"Bizim görevimiz, müþterinin almýþ olduðu malzemeyi poþetlere doldurmaktýr." Diðer bazýlarý ise, görevlerini þöyle anlatmýþlar.   "Bizim  görevimiz,  müþterinin  aldýðý malzemeleri en uygun þekilde poþetlere yerleþtirmektir. Ayrýca müþteriye güler yüzlü olmak, bizim en önemli görevimizdir. Poþetlerindeki malzeme biraz aðýr olursa poþetleri patlamasýn diye biz o müþteriye bir poþet daha veririz. Ayrýca aðýr olan poþetleri müþterinin arabasýna kadar taþýrýz."

Birinci tür poþetçi çocuklara Amerikalýlar, "Tek Poþetçiler" ismini takmýþlar; ikinci tür çocuklara ise "Çift Poþetçiler" demiþler. Ancak ülkemizde bazý marketlerdeki poþetlerin sadece yerini gösteren poþetçileri düþündüðümüzde, buna bir de poþetsizler gurubunu eklememiz gerekir.

Seminere katýlanlara þöyle dedim: Etrafýnýza bir bakýn, hangi meslek gurubunda olursa olsun insanlarý Tek Poþetçiler ve Çift Poþetçiler diye ikiye ayýrabiliriz. Çift Poþetçiler, hayata hep olumlu bakan insanlardýr. Her zaman ve her yerde aranýrlar.

Örneðin bir bankaya gidiyorsunuz, bankada sizi güler yüzlü bir görevli karþýlýyor. Önce size "hoþ geldiniz" diyor, arkasýndan yine ayný yüz ifadesi ile sizin iþlemlerinizi yapýyor. Bankadan çýkarken üzerinizde bu güzel davranýþýn pozitif etkisini hissediyorsunuz.

Þimdi ise baþka bir bankaya gittiðinizi ve bunun tam tersi bir olayý düþünün: Son derece asýk suratlý bir görevliyle karþýlaþýyorsunuz. Birþey söylemesine gerek kalmadan size? vücut diliyle gelmenizden memnun olmadýðýný ifade ediyor.

Asýk yüzlü bir þekilde iþleminizi bitiriyor ve sizin teþekkürünüze dahi karþýlýk vermiyor.

Tek Poþetçiler, sadece zorunlu olduklarý iþleri yaparlar ve iþlerine hiçbir yenilik ve fayda getirmezler. Çift Poþetçiler ise daima, "ben çalýþtýðým yere nasýl daha fazla faydalý olabilirim?" diye düþünürler.

Ayakkabý pazarlamasýyla uðraþan bir satýcý, ayakkabý satmak için bir adaya gittiðinde gözleri fal taþý gibi açýlýr ve derhal þirketine telefon ederek þöyle söyler:

- Ben hemen geri dönüyorum, çünkü bu adada kimse ayakkabý giymiyor!..

Ýki ay sonra ayný adaya giden baþka bir ayakkabý pazarlamacýsýnýn da gözleri fal taþý gibi açýlýr ve o da derhal þirketine telefon eder, ancak þirket yetkilisine þunlarý söyler:

- Bana hemen on bin çift ayakkabý gönderin, çünkü bu adada kimse ayakkabý giymiyor!..

Etrafýmýzda Tek Poþetçiler'e sýk sýk rastladýðýmýzý, ancak Çift Poþetçileri daha az gördüðümüzü söyleyerek, katýlýmcýlara "Çift Poþetçiler'e güzel bir örnek verebilecek olan var mý?" diye sordum. Yaþlý bir bayan atýldý, "ben Çift Poþetçiler'in tüm özelliklerini taþýyan bir doktor biliyorum," dedi. Ýsmi Jirayr Kaynar'dý bu doktorun.

Ertesi gün sýrtýmdaki aðrýnýn sebebini anlamak ve iyi bir Çift Poþetçi örneði bulmak umuduyla yola çýktým. Saat sekiz buçukta kapýda olmama raðmen, içeriye ancak beþinci sýrada girdim. Sýrada bekleyen hastalar arasýnda küçük bir araþtýrma yaptýðýmda, Jirayr Bey'in bir çok hastadan ücret almadýðýný öðrendim. Kapýda muayene ücreti yazýyordu. Önce gözlerime inanamadým. Muayene ücreti iki milyon lira idi. Enflasyonun hýzla arttýðý ülkemizde, bu rakamýn iki milyon mu, yoksa yirmi milyon mu olduðunu anlamak için epey gayret sarf ettim.

Odasýna girdiðimde 74 yaþýnda, güler yüzlü, ihtiyar bir delikanlý karþýladý beni. Tüm vücudumu dikkatli bir þekilde muayene ettikten ve teþhisini koyduktan sonra sohbete baþladýk.

48 yýldýr ayný yerde olduðunu söyledi. Jirayr Bey bütün doktorlara da bunu tavsiye ediyor. Ayný muayenehanede uzun süre devam etmelerini söylüyor. Bunun ticari deðil, ilahi bir meslek olduðunu söylüyor. Her þeyden önemli olanýn hastanýn saðlýðý olduðunu, paranýn en son planda geldiðini anlatýyor.

Hasta takip etmenin doktorun görevi olduðunu, hastanýn bir yýl sonra da gelse, ayný hastalýktan geliyorsa ondan para almadýðýný belirtiyor. Hastalarýn zaten problemli olduðunu, doktorlardan mutlaka güler yüz beklediklerini söylüyor. Vizitesini niçin düþük tuttuðunu sorduðumda ise bana þu ilginç cevabý veriyor:

- Bir çok doktor arkadaþým, bu vizite ücretinden dolayý bana “doktorluðun þerefini düþürüyorsun" diyorlar. Vizite ücretini ödemeyen hastayý geri çevirmekse, doktorluðun þerefi. Ben böyle bir þeref istemiyorum.

Jirayr Bey'in yanýndan çýkarken, seminerimde örnek vereceðim mükemmel bir Çift Poþetçi bulduðum için çok sevinçliydi.

 
içindekiler
index