EMANETİ EHLİNE VERMEK VE EMANET EHLİ OLMAK

Kuran hem ahlaki bir prensip hem de yapılacak işlerde başarı sebebi olarak emanet ve emanet ehli kavramları üzerinde durur. Bir mümin, kendisine verilen emanetlere dikkatle riayet etmeli, kendine gösterilen güveni boşa çıkarmamalıdır. Ayrıca, bir emaneti kime vermesi gerektiğini yani kimin emanet ehli olduğunu da iyi teşhis etmesi gerekir. Bir ayet konuya şöyle dikkat çeker:

"Şüphesiz Allah, size emanetleri ehline (sahiplerine) teslim etmenizi ve insanlar arasında hükmettiğinizde adaletle hükmetmenizi emrediyor. Bununla Allah, size ne güzel öğüt veriyor!.. Doğrusu Allah, işitendir, görendir." (Nisa, 58)

Bir başka ayette ise, “kim ahdine vefa eder ve sakınırsa şüphesiz Allah da sakınanları sever” (Ali İmran, 76) denmektedir.

Emanet, maddi değeri olan bir mal olabileceği gibi, bir görev ya da sorumluluk da olabilir. Mümin, aklını ve teşhis yeteneğini kullanarak kimlerin emanet ehli olduğunu, hangi emaneti kime vereceğini tespit etmelidir.

"Doğrusu İbrahim, yumuşak huylu, duygulu ve gönülden (Allah’a) yönelen biriydi." (Hud, 75)

 

bitti