Ancak mümin buna aldırmaz. Çünkü o, dünyayı işleten gerçek sebep-sonuç ilişkilerini bilmektedir. Bilmektedir ki, zafer, sayı ya da araç üstünlüğüyle değil, ancak Allah’ın vermesiyle olur ve Allah onu dilediğine verir. Nitekim Hak Din’in tarihi de, “nice küçük topluluk, daha çok olan bir topluluğa Allah’ın izniyle galib gelmiştir; Allah sabredenlerle beraberdir” (Bakara, 249) hükmünün sırrıyla kazanılmış zaferlerle doludur. Zaferi getiren, imandır. Küfrün bilmediği ve hiç bir zaman da kavrayamayacağı bu batini gerçek, Kuran’da şöyle açıklanır:
"Ey iman edenler, bir toplulukla karşı karşıya geldiğiniz zaman, dayanıkıik gösterin ve Allah’ı çokça zikredin ki, kurtuluş (felah) bulasınız." (Enfal, 45)