İste mümin bu tip dünyevi işlerle de uğraşırken Allah’la olan bağlantısını ve Kuran’ın kendisine verdiği bakış açısını kaybetmeyen insandır. Bir ayette bu vasıf şöyle anlatılır:
"(Öyle) Adamlar ki, ne ticaret, ne alış-veriş onları Allah’ı zikretmekten, dosdoğru namazı kılmaktan ve zekatı vermekten ‘tutkuya kaptırıp alıkoymaz’; onlar, kalplerin ve gözlerin inkılaba uğrayacağı (dehşetten allak bullak olacağı) günden korkarlar." (Nur, 37)
Bu vasfın önemli bir parçası ise, Allah’ın ayetlerini akılda tutmak, Kuran’ın hikmetini asla unutmamaktır. Ayette, peygamber eşlerine verilen “... evlerinizde okunmakta olan Allah’ın ayetlerini ve hikmeti hatırlayın. Şüphesiz Allah, latiftir, haberdar olandır." (Hucurat, 34) emri, kuşkusuz tüm müminler için yol göstericidir. Mümin Allah’ın ayetlerini düşündüğü sürece, dış dünyada bunların tecellilerini görecek ve Allah’a daha çok yaklaşacaktır.