Yiyecekler konusunda tanınan
kolaylıklar
Allah rızık olarak insanlara çok fazla nimet
vermiştir. Renk renk meyveler, çeşit çeşit yiyecekler, sebzeler, etler,
içecekler, yemişler… Her biri insanların hizmetine sunulmuştur. Ve Allah
"Sana, kendilerine neyin helal kılındığını sorarlar. De ki: "Bütün temiz
şeyler size helal kılındı." (Maide Suresi, 4) ayetiyle, insanlara bütün temiz
yiyeceklerin helal kılındığını bildirmiştir.
Allah’ın insanlara haram kıldığını bildirdiği
yiyecekler ise, ölü eti, kan, domuz eti gibi, zaten insanlar için zararlı ve
temiz olmayan yiyeceklerdir:
"Öyleyse Allah'ın sizi rızıklandırdığı şeylerden
helal (ve) temiz olanlarını yiyin; eğer O'na kulluk ediyorsanız Allah'ın nimetine
şükredin. O, size ancak ölüyü, kanı, domuz etini ve Allah'tan başkası adına
kesilmiş olan (hayvan)ı haram kıldı. Fakat kim mecbur kalırsa, saldırmamak ve
sınırı aşmamak üzere (yiyebilir). Çünkü gerçekten Allah, bağışlayandır,
esirgeyendir." (Nahl Suresi, 114-115)
Ayette haram olan yiyecekler için geçen "murdar"
(pis) ifadesinin pek çok hikmeti vardır. Çünkü domuz eti gerçekten insan
vücuduna zarar verecek özelliklere sahiptir.
Örneğin domuz eti çok yağlıdır, yenildiği takdirde
bu yağ kana geçer. Kandaki bu fazla miktardaki yağ atar damarların
sertleşmesine, tansiyon yükselmesine ve kalp enfarktüsüne sebep olur. Ayrıca
domuz yağı içerisinde "sutoksin" denilen zehirli maddenin dışarı atılması
için, lenf bezlerinin normale göre daha fazla çalışması gerekir. Bu durum
özellikle çocuklarda lenf düğümlerinin iltihaplanması ve şişmesi şeklinde
kendini gösterir. Bunların dışında domuz eti bol miktarda kükürt ihtiva eder.
Vücuda fazla miktarda alınan kükürt; kıkırdak, kas ve sinirlere oturarak
eklemlerde iltihaplanma, kireçlenme ve bel fıtığı gibi çeşitli hastalıklara
yol açar. Bütün bunların yanında çeşitli deri hastalıkları ve trişin gibi
(trişin sadece domuz yoluyla geçer ve insanlarda öldürücü bir durum meydana
getirir) ciddi hastalıklara da sebep olmaktadır. (Burada domuz etinin yalnızca bilinen genel birkaç zararına
dikkat çekilmiştir.)
Görüldüğü gibi, insana zarar verecek olan
yiyeceklerin haram kılınması da insanlara sunulmuş bir kolaylık ve korumadır.
Ancak burada bir noktaya daha dikkat çekmekte yarar
vardır: Elbette bir şeyin haram ya da helal olması tamamiyle Rabbimizin
emriyledir. Ve insan sadece Allah’ın emrine göre hareket etmekten sorumludur.
Allah bir yiyeceğin haram olmasının hikmetlerini dilerse insanlara gösterir
dilemezse göstermez. Ama Allah insanlara bir kolaylık olması, kalplerinin tam
olarak tatmin bulması için, yukarıda verdiğimiz örnekten anlaşıldığı gibi bu
hikmetleri insanlara birçok vesile ile
göstermektedir.
Allah Kuran’da yasaklanan yiyeceklerden bahsederken
insanın başına gelebilecek her türlü durumda nasıl davranması gerektiğini de
açıklamıştır. Böylece insanların beklenmedik durumlarda tereddüt yaşamaları
engellenmiştir. Bu konudaki bir ayet şöyledir:
"De ki: "Bana vahyolunanlar içinde, yiyen bir
kimsenin yiyeceği (şeyler) için, ölü eti, dökülen kan, domuz eti -ki bu
gerçekten murdardır- ya da Allah'tan başkası adına kesilmiş bir fısk dışında,
haram kılınmış bir şey bulmuyorum. Kim kaçınılmaz bir ihtiyaçla karşı
karşıya kalırsa, -saldırmamak ve haddi aşmamak şartıyla- (bu sayılanlardan
ölmeyecek kadar yiyebilir). Şüphesiz senin Rabbin bağışlayandır, esirgeyendir.
(Enam Suresi, 145)
Bu ayetin ardından Allah'ın bağışlayan ve esirgeyen olduğunun hatırlatılması da müminlere rahatlık veren ve onları müjdeleyen bir ayettir. Çünkü insan zayıf yaratılmıştır. Hata yapabilir, unutabilir, dalabilir, iradesiz davranabilir. Ancak, Allah, samimi bir tevbe ile tevbe ettiğinde kendisini bağışlayacak ve esirgeyecektir.