"Biz sana bu Kuran’ı
güçlük çekmen için indirmedik, içi titreyerek korku duyanlara, ancak
öğütle-hatırlatma (olsun diye indirdik)" (Taha Suresi,
2-3)
Allah, tarih boyunca tüm
insanlığa doğruyu bulmaları, kesin olan bilgiye ulaşabilmeleri ve din hakkında
bilgi edinebilmeleri için kutsal kitaplar ile bu kitapları insanlara ileten ve
açıklayan peygamberler göndermiştir. Allah'ın insanlara yol gösterici olarak
indirdiği son kitap ise Kuran'dır. Bir ayette Kuran'ın yol gösterici özelliği
için şöyle bildirilir:
Bundan (Kur’an’dan) önce (onlar) insanlar için bir
hidayet idiler. Doğruyu yanlıştan ayıran (Furkan)ı da indirdi. Gerçek şu ki,
Allah’ın ayetlerini inkar edenler için şiddetli bir azab vardır. Allah
güçlüdür, intikam alıcıdır. (Al-i İmran Suresi, 4)
Allah'ın Kuran'dan önce indirdiği kitaplar,
müşrikler ve dine düşman insanlar tarafından tahrif edilmiştir. Bu kitaplar,
içlerine birçok hurafe ve batıl inanç eklenerek özlerinden
uzaklaştırılmışlardır. Ancak Allah son kutsal kitap olan Kuran’ın
bozulmayacağına dair ayetlerde kesin bir hüküm vermiş ve kıyamet gününe kadar
korunacağını bildirmiştir:
Hiç şüphesiz, zikri (Kur’an’ı) biz indirdik biz;
onun koruyucuları da gerçekten biziz. (Hicr Suresi, 9)
Batıl, ona önünden de, ardından da gelemez. (Çünkü
Kuran) Hüküm ve hikmet sahibi, çok övülen (Allah)’tan indirilmedir.
(Fussilet
Suresi, 42)
Kuran'ın kıyamete dek geçerli olduğunu ve
korunacağını bilen müminler bunun huzur ve güvenini yaşarlar. Kuran, insanın
her hükmünden, her emrinden kesin olarak emin olduğu, kalbinde ve vicdanında
hiçbir burukluk ve şüphe oluşmadan tabi olacağı bir kitaptır. İnsanların
böylesine "emin" bir yol göstericisinin olması çok büyük bir nimet ve Allah
katından verilmiş bir rahmettir. Allah, Kuran'ın müminler için önemini bir
ayetinde haber verilmektedir:
…Biz Kitabı sana, herşeyin açıklayıcısı,
müslümanlara bir hidayet, bir rahmet ve bir müjde olarak indirdik. (Nahl
Suresi, 89)
Kuran'ı bilen ve kendisine rehber edinen her insan,
yaratılış amacını, Allah'ın hoşnutluğunu, rahmetini ve cennetini kazanmanın
yolunu, cennet ve cehennemde nasıl bir hayat olacağını, Allah'ın yaratışındaki
sırları, en güzel ahlakı ve daha birçok bilgiyi en doğru ve en eksiksiz
şekliyle öğrenir.
Bir insanın din hakkında sorabileceği ve kendisine
başka insanlar tarafından yöneltilebilecek her türlü soru da Kuran’da
cevaplanmıştır. Allah bir ayetinde bunu şöyle
buyurmaktadır:
"Onların sana getirdikleri hiçbir örnek yoktur ki,
biz (ona karşı) sana hakkı ve en güzel açıklama tarzını getirmiş olmayalım."
(Furkan Suresi, 33)
Kuran ayetleri ile din hakkında herşeyin bilgisi
verildiği gibi, insanların ihtilafa düşecekleri hiçbir konu da
bırakılmamıştır. Allah Kuran'ın indiriliş sebeplerinden birinin de insanların
ihtilafa düştükleri konuların açıklanması olduğunu şöyle
bildirmiştir:
"Biz Kitab'ı ancak, hakkında ihtilafa düştükleri
şeyi onlara açıklaman ve inanan bir kavme rahmet ve hidayet olması dışında
(başka bir amaçla) indirmedik." (Nahl Suresi, 64)
Ayette görüldüğü gibi Kuran, Allah'a iman eden,
salih kullar için büyük bir rahmet ve her konuda yol göstericidir. Allah,
Kuran yoluyla bize bilemeyeceğimiz, yaratışının sırrı olan konuları bildirir
ve tüm insanları bu bilgilerle uyarır. Örneğin Kuran'da şeytanın varlığı,
özellikleri, amacı, insanlara hangi yönlerden yaklaşabileceği, ne gibi
yöntemler kullanabileceği, şeytanın sinsi karakteri ve daha pek çok bilgi
verilmektedir. Bunun da ötesinde, bir insanın şeytanın etkisinden nasıl
çıkabileceğinin yolu gösterilmektedir. Kuran’da şeytan hakkında anlatılanlar
müminler için çok büyük bir kolaylıktır; çünkü bu sayede şeytan gibi sinsi ve
kendilerine görülmez yollarla yaklaşan bir düşmana karşı insanlar daima uyanık
olurlar.
Kuran'ın son derece anlaşılır ve herkese hitap eden
bir kitap olması nedeni ile, insanların ahiret gününde Allah'a dünya hayatında
yaptıkları için hesap verirken, "ben bundan habersizdim, bana bildirilmemişti"
diyebilecekleri veya mazeret gösterebilecekleri hiçbir konu bulunmamaktadır.
Allah, insanları Kuran aracılığı ile, en güzel şekilde uyarmış ve yaşamlarıyla
ilgili en önemli konularda bilgilendirmiştir.
Allah yine bir kolaylık olarak, insanların daha
kolay kavrayıp anlayabilmeleri için Kuran’da ayetleri çeşitli şekillerde
açıklamıştır. Allah Kuran'ın bu üslubunu ayetlerinde şöyle
bildirir:
Andolsun, biz onlara bir Kitap getirdik; iman
edecek bir topluluğa bir hidayet ve bir rahmet olmak üzere bir bilgiye
dayanarak onu çeşitli biçimlerde açıkladık. (Araf Suresi,
52)
…Bak, iyice kavrayıp-anlamaları için ayetleri nasıl
çeşitli biçimlerde açıklıyoruz? (Enam Suresi, 65)
Allah'ın bu hükümlerine rağmen, insanların genel
olarak düştükleri önemli hatalardan biri, Kuran’ın her insan tarafından
anlaşılır olmadığını düşünmeleridir. Çoğu insan Kuran'ın okunması, anlaşılması
ve yaşanabilmesi için uzun yıllar süren bir eğitime ihtiyaç olduğunu zanneder.
Bu yargıya varan kişilerin büyük bir kısmı ise bir kez bile Kuran'ı
okumamıştır aslında. Veya okumuştur ama anlamayı denememiştir, daha başından
ayetleri anlamayacağı yönünde kendini şartlandırmıştır. Halbuki Kuran,
Allah'ın ayetlerinde bildirdiği gibi apaçıktır. Samimi olarak Kuran’ı okuyan
her insanın kolaylıkla anlayabileceği bir üsluba sahiptir.
Kuran’ın dilinin son derece anlaşılır olması
insanlar için çok büyük bir nimettir. Allah insanların Kuran’ı rahatlıkla
okuyup anlamaları için kolaylaştırdığını bir ayetinde şöyle
bildirir:
Biz bunu (Kuran’ı) senin dilinle kolaylaştırdık,
takva sahiplerine müjde vermen ve direnen bir kavmi uyarıp-korkutman için.
(Meryem Suresi, 97)
Allah, rahmetinin ve merhametinin bir sonucu
olarak, insanların anlayışı için dinini bu kadar kolaylaştırmışken, insana
düşen sadece Allah'ın bildirdikleri üzerinde düşünmek ve onları uygulamaktır.
Ne var ki, pek çok insan böylesine kolay bir yol varken, zor olanı tercih
etmektedir. Kendilerine yanlış yol göstericiler aramakta, yaşamlarının amacını
öğrenebilecekleri, ebedi kurtuluşlarına vesile olacak Kuran'dan uzak
yaşamaktadırlar. Nitekim bir ayette bildirildiği gibi Peygamberimiz de bu
konuda Allah'a şöyle seslenmiştir:
Ve elçi dedi ki: "Rabbim gerçekten benim kavmim, bu
Kur'an'ı terkedilmiş (bir kitap) olarak bıraktılar." (Furkan Suresi,
30)
Kalpleri tatmin bulmuş olarak Allah’a bağlanan
halis müminler ise Kuran'ın hüküm ve hikmet sahibi olan Rablerinden
gönderilmiş bir hidayet rehberi olduğunu bilirler. Allah Kuran’ın "müminler
için bir öğüt ve sinelerde olana bir şifa" olduğunu da bildirmiştir. (İsra
Suresi, 82) Kuran ayetleri ile insanın aklında oluşabilecek sorular ve
şüpheler tamamen ortadan kalkar ve insan kendisi için en uygun olan ahlakı ve
yaşam biçimini öğrenmiş olur. Bu nedenle Kuran, kendisine uyanlara manevi bir
şifa ve iyileşme sağlar.
Şu çok önemli bir noktadır: Allah insanları İslam
fıtratını yaşadıkları takdirde mutlu, huzurlu, aklen ve bedenen sağlıklı
olabilecekleri şekilde yaratmıştır. Bunları elde etmek için Kuran’dan başka
yol arayanlar binlerce, milyarlarca yıl geçse de hiçbir zaman aradıklarını
bulamayacaklardır. İnsanın dünyada ve ahirette rahat etmesi için tek yol
Allah’ın insanlar için indirdiği Kuran'a tabi olmasıdır. Allah'ın ayetinde
bildirdiği gibi, Kuran insanları karanlıklardan aydınlığa çıkaran yegane hak
Kitap'tır:
Elif, Lam, Ra. Bu bir kitaptır ki, Rabbinin izniyle
insanları karanlıklardan nura, O güçlü ve övgüye layık olanın yoluna çıkarman
için sana indirilmiştir. (İbrahim Suresi, 1)
Allah'ın kitabının nuruna uyanlar, yol göstericiliğine tabi olanlar, -Allah'ın dilemesi ile- dünyada ve ahirette daima kolaylıklarla karşılaşacak ve güzel bir hayat yaşayacaklardır.