Dürüstlük ve samimiyetin
getirdiği kolaylık ve huzur
Cahiliye insanları başları sıkıştığında hemen
yalana başvururlar. Bunu kendilerini kurtarmak için kolay bir yöntem olarak
görürler. Oysa, dürüst olmamak ve yalancılık bir insanın sahip olduğu en azap
ve sıkıntı verici yönlerden biridir. Herşeyden önce yalan söyleyen bir insan
her an yalanının ortaya çıkmasının tedirginliğini yaşar ve bundan dolayı küçük
düşecek diye korkar. Bunun dışında yalancılığın getirdiği vicdan sıkıntısı
insanlarda huzursuz ve gerilimli bir hale neden olur. Herkesin birbirine yalan
söylediği bir ortam ise son derece samimiyetsiz ve riyakardır. Herkes
birbirinin her söylediğinden şüphelenir. En basit konularda dahi birbirlerine
güvenemezler. Sözgelimi yeni aldıkları kıyafetin yakışıp yakışmadığını
sorduklarında riyakar bir cevap alacaklarından emindirler. Yalanlar ve riya
üzerine kurulu bir dostluğun ise samimi ve içten gerçek bir dostluk
olamayacağı bellidir.
Oysa dürüstlük Allah’tan korkan bir insan için çok
önemlidir. Allah bir ayetinde iman
edenlere dürüstlüğü şöyle
emreder:
Ey iman edenler, Allah'tan sakının ve sözü doğru
söyleyin. (Ahzab Suresi, 70)
Dürüstlük ve samimiyet ise müminlere çok güzel,
güvenilir, huzur dolu bir hayat getirir. Örneğin hata yapan bir mümin bunu
hiçbir zaman diğerlerinden gizlemez. Çünkü Allah'ın kendisini her an
izlediğini ve işittiğini bilir ve Allah'a yönelerek tevbe eder. Müminlerin
bilmesi gerekiyorsa bunu onlara da en doğru ve dürüst şekliyle anlatır.
Müminlerin böyle bir dürüstlük karşısında samimiyetini istismar
etmeyeceklerini bilir. Aksine yapılan hata ne olursa olsun müminler, o kişinin
gösterdiği samimi ve tevazulu tavırdan dolayı son derece hoşnut olur ve o
kişiye güven duyarlar. Çünkü samimi, gizlisi saklısı olmayan, esrarengiz bir
hava sunmayan açık bir insan çok güvenilirdir ve o kişinin yanında herkes
rahat eder. Böyle insanların bir arada bulundukları bir toplum ise, çok büyük
bir nimet ve güzelliktir. İnsanlar belki dürüst davranarak kendilerini küçük
düşürmekten, zorluk yaşamaktan çekinirler ancak, Allah dürüst ve samimi
insanlara çok neşeli, güvenli ve huzurlu bir ortam verir. Onların ahirette
alacakları karşılık ise çok daha
güzel ve müjde doludur:
Allah dedi ki: "Bu, doğrulara, doğru söylemelerinin
yarar sağladığı gündür. Onlar için, içinde ebedi kalacakları, altından
ırmaklar akan cennetler vardır. Allah onlardan razı oldu, onlar da O'ndan razı
olmuşlardır. İşte büyük 'kurtuluş ve mutluluk' budur." (Maide Suresi,
119)