Allah
affedicidir
Allah’ın sonsuz şefkati ve merhameti insanlar için
çok büyük bir nimettir. Çünkü insan gaflete düşebilen, unutkan, yanılabilen,
hata yapabilen bir varlıktır. Allah, sonsuz merhameti ile insanlar için, her
zaman hatalarından dolayı bağışlanma dileme ve tevbe etme imkanı tanımıştır.
Allah’ın azabına uğrama korkusu ile samimi olarak günahlarının affedilmesini
isteyen her insan Allah’ın kendisini bağışlamasını umabilir. Zira Kuran'da
bildirildiği gibi, "Allah tevbeleri kabul etmek ister". (Nisa Suresi, 2) Allah
bir ayetinde affediciliğini şöyle bildirir:
Kim kötülük işler veya nefsine zulmedip sonra Allah’tan bağışlanma dilerse Allah’ı
bağışlayıcı ve merhamet edici olarak bulur. (Nisa Suresi, 110)
Allah bağışlayıcılığı ile insanlara hayatları
boyunca sürekli olarak yeni fırsatlar verir. İnsanın tek yapması gereken
hatasından bir daha dönmemek üzere vazgeçmesi ve ölüm anı gelmeden evvel,
vicdanının sesini dinleyerek tevbe etmesidir. Allah, yalnızca samimiyetsiz
insanların tevbelerinin kabul edilmeyeceğini bir ayetinde şöyle bildirir:
Tevbe; ne kötülükleri yapıp- edip de onlardan birine ölüm çatınca: "Ben
şimdi gerçekten tevbe ettim" diyenler, ne de kafir olarak ölenler için değil.
Böyleleri için acı bir azab hazırlamışızdır. (Nisa Suresi,
18)
Allah'ın insanların günahlarını bağışlayan olması,
cezalarını ertelemesi ve onlara hayatları boyunca her an yeni bir imkan daha
vermesi insanlara çok büyük bir lütfu, rahmetinin ve merhametinin bir
tecellisidir. Eğer insanlar günahları nedeniyle hemen sorgulanarak
cezalandırılsalardı, Allah'ın bildirdiği gibi yeryüzünde canlı hiçbir varlık
kalmazdı:
"Eğer Allah, insanları zulümleri nedeniyle sorguya
çekecek olsaydı, onun üstünde (yeryüzünde) canlılardan hiçbir şey bırakmazdı;
ancak onları adı konulmuş bir süreye kadar ertelemektedir. Onların ecelleri
gelince ne bir saat ertelenebilir, ne de öne alınabilirler." (Nahl Suresi,
61)
Dolayısıyla, insanlar hataları veya günahları ne
olursa olsun, hiçbir zaman Allah'ın razı olduğu gibi bir kul olabilmek için
geç kalmış değildirler. İnsan yaşamı boyunca ne kadar hata yapmış olursa
olsun, dinden ne kadar uzak yaşamış olursa olsun samimi olarak tevbe ettiği ve
salih bir kul olduğu takdirde geçmişte yaptığı hataları düşünmesine gerek
yoktur. Geçmişte yaşayan insanlar için ancak bir ibret vesilesi, aynı hatalara
tekrar dönmemek, benzerlerini bir daha yapmamak için öğüt alması gereken
hatıralardır. Allah uyarı gelip doğru yolu bulduktan sonra salih kullarını
geçmişlerinden sorumlu tutmayacağını Kuran'da haber vermiştir:
…Allah geçmişte olanı bağışladı. Ama kim
tekrarlarsa, Allah ondan öc alacaktır. Allah üstün ve güçlü olandır, öc
sahibidir. (Maide Suresi, 95)
O inkar edenlere de ki: "Eğer vazgeçerlerse
geçmişte (yaptıkları) şeyler bağışlanacaktır. Ama yine dönecek olurlarsa,
önceki (toplumlara uygulanan) sünnet, muhakkak (onların başından da) geçmiş
olacaktır. (Enfal Suresi, 38)
Kuşkusuz bu, Allah'ın dinde insanlara lütfettiği büyük bir kolaylıktır.