Yolda
Giderken…Aklında bu planlarla arabasına veya başka bir vasıtaya ulaştığında, yine Rabbine şükreder. Çünkü gideceği yer ne kadar uzak olursa olsun, oraya ulaşma imkanı vardır. Allah bir kolaylık olarak insanlara ulaşımda kullanabilecekleri pek çok araç yaratmıştır. Özellikle de günümüzde gelişen teknoloji ile bu imkanlar çok daha fazla artmıştır; arabalar, trenler, uçaklar, gemiler, helikopterler, otobüsler… Bunları düşünen kişinin aklına çok önemli bir konu daha gelir: Teknolojiyi de insanların hizmetine sunan Allah’tır.
Bilim adamları, her geçen gün yeni buluşlar yapmakta, hayatımızı kolaylaştıracak yenilikler bulmaktadırlar. Ve bunların tümünü Allah’ın dünyada yarattığı imkanlarla gerçekleştirirler. İşte düşünen insan bunları kendi hizmetine verdiği için de Rabbine şükrederek yolculuğunu sürdürür.

Bu düşüncelerle gideceği yere doğru ilerlerken,
sokak arasında gördüğü bir çöp yığını, pis koku, karanlık, dar, izbe yerler de
insanın aklına çeşitli konular getirir.
Allah dünyada hem cenneti hem de cehennemi hayalimizde canlandırabileceğimiz veya kıyas yoluyla nasıl olabileceklerini tahmin edebileceğimiz mekanlar ve görüntüler yaratmıştır. Çöp yığınları, pis kokular, dar, izbe ve karanlık yerler insanın ruhuna büyük sıkıntı verir. İnsan böyle ortamlarda asla bulunmak istemez. Bunların hepsi cehennemi hatırlatan özelliklerdir ve bu görüntülerle karşılaşan kişinin aklına cehennem ayetleri gelir. Allah Kuran’da cehennemdeki çirkin görüntüleri, karanlığı, pisliği pek çok ayetiyle haber vermiştir:
"Ashab-ı Şimal", ne (mutsuzdur o) "Ashab-ı Şimal."Hücrelere işleyen kavurucu bir sıcaklık ve kaynar su,
Ve kapkara dumandan bir gölge içindedirler.
Ki o, ne serindir, ne ferahlatıcı (kerim). (Vakıa Suresi, 41-44)
Elleri boyunlarına bağlı olarak, sıkışık bir yerine atıldıkları zaman, orada yok oluşu isteyip-çağırırlar. Bugün bir yok oluşu çağırmayın, bir çok (kere) yok oluşu isteyip-çağırın. (Furkan Suresi, 13-14)
|
Kuran’ın bu ayetlerini hatırlayan kişi, hemen Allah'a kendisini cehennem azabından koruması için dua eder, yaptığı hatalardan dolayı bağışlanma diler.
Bu tür bir düşünmeye yönelmeyen kimse ise
gününü söylenerek, öfleyip pöfleyerek, her olayda bir suçlu bulmaya çalışarak
geçirecektir. Çöpü atanlar ve onu toplamada geciken belediye kafasına
takılacak, yollardaki çukurlar, trafiğin sıkışmasına sebep olanlar,
meteorolojinin verdiği yanlış bilgi yüzünden ıslanması, patronun haksız yere
kendisine çıkışması ve daha pek çok konu ile bütün gün aklını meşgul
edecektir. Bu boş düşüncelerin ise kendine ahirette hiçbir faydası yoktur.
Belki insan bir sürü işi bir tarafa mı bırakayım diye düşünebilir. Gerçekten
de çoğu insan kendisini düşünmekten alıkoyan asıl konunun dünya üzerinde
vermek zorunda olduğu mücadele olduğunu iddia eder. Yiyecek, barınma sağlık
gibi problemler yüzünden düşünmelerinin mümkün olmadığını söyler. Oysa bu
kaçıştan başka bir şey değildir. İnsanın sorumlulukları ve içinde bulunduğu
konum ile düşünmesinin hiçbir ilgisi yoktur. Çünkü Allah'ın razı olması için
düşünmeye çabalayan insan, yanında Allah'ın yardımını bulacaktır. Görecektir
ki kendisi için problem olan pek çok konu ardı ardına çözülmekte, düşünmeye
her geçen gün daha fazla vakit ayırabilmektedir. Bu ancak müminlerin yaşayıp
anlayabilecekleri bir konudur.