Yemek
Yerken…
Allah, yeryüzünü sizin için
bir karar, gökyüzünü bir bina kıldı; sizi suretlendirdi, suretinizi de en
güzel (bir biçim ve incelikte) kıldı ve size güzel-temiz şeylerden rızık
verdi. İşte sizin Rabbiniz Allah budur. Alemlerin Rabbi Allah ne yücedir.
(Mümin Suresi, 64)
Allah insanlara dünyada çeşit çeşit, güzel, temiz, tadanların lezzet
aldığı yiyecek ve içecekler vermiştir. Elbette bunların tümü Allah’ın sonsuz
lütfunun ve insanlar üzerindeki rahmetinin birer tecellisidir. İnsanlar tek
bir çeşit yiyecek ve içecekle de yaşamlarını belki sürdürebilirler ama Allah
insanlara sayısız nimet vermiştir; meyveler, sebzeler, çeşit çeşit
etler…
 |
Allah insanları çeşit çeşit
yiyeceklerle rızıklandırmıştır. Türlü tat ve kokularda hoşumuza
giden binlerce yiyecek çeşidi olması, Allah'ın insanlar üzerindeki
rahmetinin bir
göstergesidir. | |
Bu nimetlerin tümünün Allah’tan olduğunu
bilen mümin de her sofraya oturuşunda bunlar üzerinde düşünür ve Rabbine
şükreder.

Yemek Yerken Masaya Gelen
Meyveleri Görünce Neler Düşünülür?
Kuran'ın pek çok ayetinde Allah'ın insanları türlü
yiyecekler vererek nimetlendirdiğinden bahsedilir. Yemek sofrasına oturan bir
kişinin önüne bu nimetler dizilmiştir. Topraktan çıkan çeşit çeşit bitkiler,
hayvanların ürünleri sofraları süsler. İnsan bunlardan zevk alacak şeklide
yaratılmıştır. Herbiri birbirinden lezzetli olan bu yiyecekler aynı zamanda
insanın yaşaması için de gereklidir. Bir düşünelim yaşamamız için gerekli olan
gıdaların hiç lezzetleri olmasa ya da tatları çok kötü olsa ne yapardık? Veya
çok lezzetli olmalarına rağmen bunlar bize zararlı olsaydı... Veya birkaç
çeşit yiyecek olsaydı ve insan bunlardan sadece ayakta kalmak için
faydalanıyor olsaydı? Hiç tadı olmayan yiyecekler ve içeceklerde değil de,
sofrada gördüğünüz şekilde bir tablo ile karşılaşmanızın tek sebebi Allah'ın
size olan lütfu ve rahmetidir. İnsan sadece meyveler hakkında bile düşünse
üzerindeki nimeti fark edecektir.
Oturduğu yemek sofrasında çeşit çeşit
meyveleri gören şuurlu bir insan şunları düşünür:
- Kapkara bir çamurun içinden, rengarenk,
farklı farklı kokularda, içleri mis gibi tertemiz olan meyvelerin çıkması,
her birinin tadının çok hoş ve lezzetli olması Allah'ın insanlara sunduğu
büyük bir nimettir.
- Muz, mandalina, portakal, kavun, karpuz
kısacası tüm meyveler hep ambalajları ile yaratılmışlardır. Hepsinin kabuğu
meyveyi çürümekten, bozulmaktan korur. Kokuları da ambalajlarının içinde
saklıdır. Ambalajları açıldığında ise bir süre sonra kararmaya ve bozulmaya
başlarlar.
- Meyvelerin her biri tek tek
incelendiğinde birçok inceliklerinin bulunduğu görülür. Örneğin portakal ve
mandalina özel olarak dilimlenmiştir. Bir bütün halinde olsalardı o kadar
sulu bir meyveyi yemek insan için zor olabilirdi. Ama Allah bunları küçük
dilimler haline getirerek insanlara kolaylık sağlamış ve bir güzellik
sunmuştur. Şüphesiz meyvenin içindeki bu kusursuz, ihtiyaca yönelik ve son
derece estetik tasarım, üstün bir ilim sahibi olan Allah’ın yaratışının
delillerindendir.
- Örneğin çilek, görüntüsü ve tadı ile
çok özel bir meyvedir. Üzerindeki motifleri sanki milim milim ölçülerek
işlenmiş gibidir. Kırmızı ve estetik biçiminin üzerinde yeşil yaprakları
ile Allah'ın eşsiz sanatının eserlerinden biridir. Tadındaki ve
kokusundaki güzellik, çekirdeksiz ve kabuksuz olduğu için yenmesinde hiçbir
güçlük olmaması insana cennet meyvelerini hatırlatır. Toprağın neredeyse
içinde yetişen bir meyvenin bu kadar güzel ve çarpıcı bir renge, bu kadar
güzel bir kokuya sahip olması, onu örneksiz yaratan, sanatını, aklını ve
ilmini yarattığı varlıklarda gösteren Rabbimizi bizlere
tanıtır.
- Her mevsimde ayrı meyvelerin bulunması
da üzerinde düşünmeye değer bir konudur. Örneğin kışın insanların en fazla
vitamine ihtiyaçları oldukları dönemde, mandalina, portakal ve greyfurt gibi
C vitamini yönünden zengin meyvelerin olması, yazın da insanların
susuzluğunu gidererek ferahlamalarını sağlayan kiraz, kavun, karpuz, şeftali
gibi meyvelerin çıkması Allah'ın insanlara lütfu ve nimetidir.
- Meyvelerin dallarındaki veya ekili
haldeki görüntüleri de Allah’ın sunduğu birer güzelliktir. Kupkuru bir
odunun üstünde içi sulu, bir çoğunun dışı özellikle cilalanmış gibi, dalına
sımsıkı bağlanmış yüzlerce meyve görüntüsü, herbirinin Allah tarafından
yaratıldıklarının bir delilidir. Örneğin salkım salkım üzümler, sanki tek
tek asma dallarına yerleştirilmiş gibidir. Allah her birini örneksiz ve
eşsiz yaratmıştır. Dallarındaki görüntüleri ise insanların hoşuna gidecek
şekle sokulmuştur. Bu nedenle Allah Kuran'da cenneti tasvir ederken,
"(Meyvelerin) Gölgeleri onlara pek yakın ve devşirilmeleri
kolaylaştırıldıkça kolaylaştırılmış" (İnsan Suresi, 14) ayetiyle cennet
meyvelerinin devşirilmeye, yani dallarından koparılmaya hazır olduklarını
bildirmektedir.
Elbette burada sayılanlar yalnızca sınırlı birkaç örnektir. Allah’ın
yarattığı nimetler sayılarak bitirilemeyecek kadar çeşitlidir. Yemek
sofrasında bunun farkına varan kişinin aklına Allah’ın bir başka ayeti
gelir:
Yaratan, hiç yaratmayan gibi
midir? Artık öğüt alıp-düşünmez misiniz? Eğer Allah'ın nimetini saymaya
kalkışacak olursanız, onu bir genelleme yaparak bile sayamazsınız. Gerçekten
Allah, bağışlayandır, esirgeyendir. (Nahl Suresi, 17-18)