Yapılan İşte Karşılaşılan Zorlukların Düşündürdükleri

İnsan gün boyunca çeşitli zorluklarla karşılaşabilir. Ama karşılaştığı zorluk ne olursa olsun Allah’a tevekküllü davranması ve şunları düşünmesi gerekir: "Allah bizi bu dünya hayatında her yaptığımızla ve her düşündüğümüzle denemektedir. Bu, bir an bile aklımızdan çıkarmamamız gereken çok önemli bir gerçektir. Öyle ise yaptığımız herhangi bir işte bir zorlukla karşılaştığımızda veya işlerin yolunda gitmediğini düşündüğümüzde, bu olayların hepsinin bizim tavrımızı denemek için karşımıza çıkartıldığını kesinlikle unutmamalıyız."

İnsanın aklından geçen bu düşünceler, günlük yaşantı içerisinde karşılaşılan büyük veya küçük her olay için geçerlidir. Örneğin bir işyerinde bir yanlış anlamadan dolayı veya birinin ihmali yüzünden yanlış yere ödeme yapılabilir, saatlerce bilgisayarda üzerinde çalışılan bir dosya elektriklerin kesilmesi yüzünden bir anda yok olabilir, genç bir öğrenci çok fazla çalışmasına rağmen üniversite sınavını kazanamayabilir, takip edilen bir işte birçok bürokratik işlemden dolayı bir insanın günleri kuyruklarda beklemekle geçebilir, sürekli eksik bir belgesi çıkabilir ve bu nedenle işleri aksayabilir, bir insan çok acil yetişmesi gereken bir yere giderken uçağını, otobüsünü kaçırabilir… Herkesin kendi yaşantısı içinde karşılaşabileceği, zorluk ve "terslik" olduğunu zannettiği bu tür sayısız olay vardır.

Ancak bu olayların her birinde imanlı bir insan hemen Allah'ın tavrını ve sabrını denediğini, ölecek ve ahirette hesap verecek olan bir insanın bu olaylara dalıp, bunlara üzülüp vakit kaybetmesinin yersiz olduğunu düşünür. Bütün bu olayların arkasında bir hayır olduğunu bilir. Hiçbir olay karşısında "Eyvah!" demez. Allah'a işlerini kolaylaştırması ve herşeyi faydalı hale çevirmesi için dua eder.

Ve bir zorluğun ardından kolaylık geldiğinde bunun hemen Allah'a ettiği duanın bir karşılığı olduğunu, Allah'ın duaları işiten ve onlara icabet eden olduğunu düşünür ve Allah'a şükreder.

Bunları düşünerek gününe devam eden kişi, neyle karşılaşırsa karşılaşsın, asla ümitsizliğe kapılmaz, endişelenmez, korkup üzülmez, çaresiz durumda kalmaz. Mutlaka Allah'ın bunları bir hayır ve güzellik üzerine yarattığını bilir. Üstelik bunu sadece başına gelebilecek büyük olaylarda değil, biraz önce söz ettiğimiz gibi, günlük hayatı içinde, küçük büyük karşılaştığı her detayda düşünür.

Örneğin planladığı önemli bir iş istediği gibi gitmeyen, tam başarı elde etmek üzereyken son anda ciddi bir aksilikle karşılaşan bir insan düşünün. Bu insan aniden kızar, sıkıntıya düşer, üzülür, kısacası her türlü olumsuzluğu yaşar. Oysa herşeyde bir hayır olduğunu düşünen bir insan Allah'ın bu olayla kendisine gösterdiği hikmetleri düşünüp bulmaya çalışır. Bu konuda daha kesin önlemler alması gerektiğine Allah'ın dikkat çekmiş olabileceğini düşünür. Teknik açıdan gerekli tüm önlemleri alır ve "belki de bu şekilde daha önemli zararların oluşması önlenmiştir" diyerek Allah'a şükreder.

Bir yere yetişmeye çalışırken bineceği otobüsü kaçırırsa, "belki gecikmem veya bu otobüse binmemem beni bir kazadan veya başka bir kötülükten korumuştur" diye düşünebilir. Bunlar sadece birkaç örnektir, "bunun gibi daha birçok hikmeti olabilir" diye de düşünür. Bu örnekler insanın yaşamı içerisinde çok fazla çoğaltılabilir. Ancak önemli olan şudur: İnsanın yaptığı planlar her zaman istediği gibi sonuç vermeyebilir. Kişi kendini bir anda planladığından çok farklı bir ortamda bulabilir. İşte böyle bir durumda tevekküllü davranan, karşılaştığı olayda hayır arayan kişi kazançlıdır. Çünkü Allah ayetinde insanlara şöyle bildirir:

… Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey, sizin için hayırlıdır ve olur ki, sevdiğiniz şey de sizin için bir şerdir. Allah bilir de siz bilmezsiniz. (Bakara Suresi, 216)
Allah'ın ayetinde de bildirdiği gibi biz bilemeyiz ancak Allah bilir. Dolayısıyla bizim için neyin hayırlı olduğunu, neyin kötü olduğunu bilen de Allah'tır. İnsana tek düşen ise sonsuz merhamet sahibi ve esirgeyen olan Allah'ı dost edinmek ve Allah'a tam bir teslimiyetle teslim olmaktır.

 


İçindekiler