Tüm Dünyada Meydana Gelen Afetlerin Düşündürdükleri

İnsanların televizyonlarda veya gazetelerde çok sık rastladıkları haberlerden biri de afet haberleridir. Yeryüzünde her an insanlar bir felaketle karşılaşabilirler. Hiç umulmayan bir anda şiddetli deprem olabilir, yangın çıkabilir, sel baskını olabilir. Bu haberleri gören bir insan, Allah'ın herşeye güç yetirdiğini, dilediği takdirde bir şehrin altını üstüne getirebileceğini düşünür. Bunları düşündüğünde görür ki, insanın Allah'tan başka sığınacağı ve yardım isteyeceği bir varlık yoktur. En sağlam binalar, en ileri teknoloji ile donatılmış şehirler bile Allah'ın azabına karşı koyamaz; bir anda yerle bir olabilirler.

Ayrıca bu felaket haberlerini duyan veya okuyan kişi, Allah'ın bu şehre felaketi bir hikmet üzere verdiğini de düşünür. Allah Kuran'da azgınlık yapan kavimleri öğüt alıp düşünsünler veya yaptıklarının karşılığını bulsunlar diye dünyada da azaba uğrattığını bildirmektedir. O halde bu topluluk da Allah’ın hoşnut olmayacağı bir ahlakı yaşıyorsa, belki de Allah’ın azabına uğramış olabilir. Veya Allah bu insanları dünyada bir takım zorluklarla deniyor da olabilir.

Bu ihtimalleri düşünen insan, tüm bunların kendi başına da gelmesinden korku duyar ve davranışları için Allah'tan bağışlanma diler.

Hiçbir insan veya hiçbir kavim başına gelecek olan azabı Allah dilemedikçe engelleyemez. Bu, ister dünyanın en zengin ve en güçlü ülkesi olsun, isterse coğrafi açıdan hiçbir riskli durumu olmayan bir yer olsun. Allah hiçbir ülkenin başına gelecek bir felaketi önleyemeyeceğini şöyle bildirir:

O ülkeler halkı, geceleri uyurken, onlara zorlu azabımızın gelmeyeceğinden güvende miydiler? Ya da o ülkeler halkı, kuşluk vakti eğlenceye dalmışken, onlara zorlu-azabımızın gelmeyeceğinden güvende miydiler? (Veya) Onlar, Allah'ın tuzağından güvende mi idiler? Allah'ın bir tuzak kurmasından, hüsrana uğrayan bir topluluktan başkası (akılsızca) güvende olmaz.  (Bütün bunlar,) Sakinlerinden sonra yeryüzüne mirasçı olanları doğruya erdirme(ye veya ortaya çıkarmaya yetmez) mi? Eğer biz dilemiş olsaydık onlara günahları nedeniyle bir musibet isabet ettirirdik; ve kalplerine damgalar vururduk da onlar böylelikle işitmeyenler olurlardı. (Araf Suresi, 97-100)
1. Honduras'ta sel felaketi, 2. Mali-Gao'da şidetli rüzgarın oluşturduğu bir felaket 3. Nehirlerin taşması sonucunda sular altında kalan sahil şehri 4. Sualtında kalmış başka bir şehir 5. Yerle bir olan bir şehir.
Tüm bu görüntüler insanların  düşünüp ibret almaları içindir. 
.
Birkaç saniye süren bir deprem tüm bir şehri yerle bir etmek için yeterlidir. Tüm bu görüntüleri doğanın eseri olarak düşünenler yanılırlar. Çünkü doğa tüm dieğre varlıklar gibi kendisini yaratan Allah'ın emrindedir.

Haberlerde sık sık rastlanan bir diğer konu da ekonomideki bozulmadır. Özellikle de faizle ilgili her gün pek çok olumsuz haber çıkar. Faizin artık durdurulamadığı, bütün ekonomiyi kötü yönde etkilediğini belirten haberleri okuyan bir kişi, haram olan bir eylemin bu kadar yaygınlaştırılmasının sonucunda Allah'ın insanların kazançlarındaki bereketi kısarak karşılık verdiğini düşünür. Kuran’ın "Allah, faizi yok eder de, sadakaları arttırır. Allah, günahkar kafirlerin hiç birini sevmez." (Bakara Suresi, 276) ayetinde bildirdiği gibi, Allah faizin getireceği geliri yok edebilir, bereketini azaltabilir. Yine bu gerçek bir başka ayette de şöyle bildirilmiştir:

İnsanların mallarından artsın diye, verdiğiniz faiz Allah katında artmaz. Ama Allah'ın yüzünü (rızasını) isteyerek verdiğiniz zekat ise, işte (sevablarını ve gelirlerini) kat kat arttıranlar onlardır. (Rum Suresi, 39)
İşte düşünen bir insan için faizle ilgili haberler de, Allah'ın ayetlerinin insanlar üzerinde tecelli ettiğinin örnekleridir.
İnsanlar gazetelerde sık sık faizin dünya ekonomisine verdiği zararla ilgili haberler okur ve Allah'ın ayetlerinin insanlar üzerinde nasıl tecelli ettiğini düşünürler.
Görmüyorlar mı ki, gerçekten onlar her yıl, bir veya iki defa belaya çarptırılıyorlar da sonra tevbe etmiyorlar ve öğüt alıp (ders çıkarıp) düşünmüyorlar. 
(Tevbe Suresi, 126)

İçindekiler