Sabahlara Kadar Süren Tartışma Programlarının Düşündürdükleri

Yine gördükleri üzerinde düşünmeye devam eden kişi için, televizyonlarda yer alan tartışma programları da ibret vericidir.

Bu tartışma programlarına, o günün konusuyla en yakından ilgili ve o konuda en fazla bilgi sahibi kişiler çağırılır. Bu kişiler saatlerce bir konu hakkında konuşurlar ancak hiç kimse işin içinden çıkamaz ve bir sonuca da varamaz. Halbuki o tartışma programına katılanlar  zaten bu konuyu çözebilecek yetkiye sahip olan kişilerdir.

Üstelik birçok konunun çözümü aslında son derece açıktır. Ancak insanların kişisel çıkarları, çevrelerinin etkisi altında kalmaları, samimi bir çözüm arama yoluna gitmektense kendi isimlerini ön plana çıkartma  gayretleri  tüm işleri çıkmaza sokar.

Tüm bunlara şahit olan vicdanlı bir insan, bu olayların kaynağının da insanların Allah’ın dininden uzak olmaları olduğunu düşünür. Çünkü Allah’a iman eden bir insan asla sorumsuz, çözümsüz ve vurdum duymaz bir yapı sergileyemez. Allah’ın karşısına çıkardığı her olayda bir hikmet olduğunu, dünyada her an denenmekte olduğunu, aklını, gücünü, bilgisini Allah’ın razı olacağı şekilde kullanması gerektiğini bilir.

Ayrıca bu tür programları seyreden bir mümin Allah’ın bir ayetini hatırlar:

...İnsan, her şeyden çok tartışmacıdır. (Kehf Suresi, 54)
Bu tarz programlarda rastlanan ortam insanların tartışmacı daha doğrusu kavgacı yönünü ortaya çıkarır. Bu kişilerin çoğunlukla kendilerine yöneltilen soruyu bile algılayamamaları, sadece kendi söyleyeceklerine takılıp bir an önce onu söylemeye çalışmaları, birbirlerinin sözünü kesmeleri, seslerini kolaylıkla yükseltip hemen itidallerini kaybederek sinirlenmeleri, hatta karşılarındaki insanlara hakaretler yağdırmaya başlamaları, bu kişilerin olumsuz yönlerini ortaya koymaları açısından önemlidir.

Allah korkusu olan, yüzde yüz samimi ve dürüst insanların toplandığı bir mecliste bu tür uzayan ve sonuçsuz kalan bir ortam kesinlikle oluşmaz. Amaç Allah'ın en razı olacağı çözümü getirmek ve insanlara en fazlasıyla fayda sağlamak olduğu için, akla ve vicdana en uygun olan yöntem bulunur ve hiç vakit geçirilmeden uygulanır. Herkes vicdanen alınan karardan tatmin olacağı için herhangi bir tartışma ortamı da oluşmaz.

Bir kişinin itirazı olduğunda ise, eğer bu kişinin itirazı haklı nedenlere dayanıyorsa ve gösterdiği yol daha doğru ise, hemen bu teklif geçerli sayılır. Çünkü Allah'tan korkup sakınan insanlar, diğerleri gibi kibirlenerek laf anlamaz bir tavır göstermezler. Allah'ın Kuran'da bildirdiği gibi "...Ve her bilgi sahibinin üstünde daha iyi bir bilen vardır" (Yusuf Suresi, 76) diyerek, en doğru olanı uygularlar.

Aksi bir ortam, yani sabahlara kadar süren ve hiçbir sonuç alınamayan tartışmalar, insanlara dinin sunduğu güzel ahlakın ve yüksek karakterin yaşanmadığı bir ortamda  neler olabileceğini göstermesi açısından düşündürücüdür.

 


İçindekiler