Sen şiddetle arzu etsen bile, insanların çoğu iman edecek değildir. (Yusuf Suresi, 103)Allah başka ayetlerinde insanların çoğunluğuna uyarak yoldan sapan, yaratılış amacını düşünmeyerek Allah’ın emirlerini yerine getirmeyen insanların uğrayacakları sonu da haber vermiştir:Elif, Lam, Mim, Ra. Bunlar Kitab'ın ayetleridir. Ve sana Rabbinden indirilen haktır. Ancak insanların çoğu iman etmezler. (Rad Suresi, 1)
Olanca yeminleriyle: "Öleni Allah diriltmez" diye yemin ettiler. Hayır; bu, O'nun üzerinde hak olan bir vaidtir, ancak insanların çoğu bilmezler. (Nahl Suresi, 38)
Andolsun bunu, onların arasında öğüt alıp-düşünsünler diye çeşitli biçimlerde açıkladık. Ama insanların çoğu nankörlük edip ayak direttiler. (Furkan Suresi, 50)
İçinde onlar (şöyle) çığlık atarlar: "Rabbimiz, bizi çıkar, yaptığımızdan başka salih bir amelde bulunalım." Size orada (dünyada), öğüt alabilecek olanın öğüt alabileceği kadar ömür vermedik mi? Size uyaran da gelmişti. Öyleyse (azabı) tadın; artık zalimler için bir yardımcı yoktur. (Fatır Suresi, 37)Bu nedenle her insanın düşünmesini engelleyen nedenleri ortadan kaldırarak, samimi ve içten bir şekilde Allah'ın yarattığı her olay ve her varlık üzerinde düşünmesi, düşündüklerinden kendisi için bir öğüt ve ders çıkarması gerekir.
Bundan sonraki bölümde bir insanın günlük hayatı içinde karşılaşabileceği bazı olaylar ve varlıklar hakkında neleri düşünebileceğinden bahsedilecektir. Amacımız, burada bahsedilen konuların bu kitabı okuyanlara rehber olması ve bundan sonraki hayatlarını "düşünen ve düşündüklerinden öğüt ve ders alan" kişiler olarak geçirmeleridir.