
Her gün gazetelerin üçüncü sayfalarında ve
televizyon haberlerinde birçok adam öldürme, yaralama, hırsızlık, soygun,
dolandırıcılık, intihar gibi olayların haberlerine rastlanır. Bu olayların bu
kadar sık gerçekleşmesi, insanların büyük bir bölümünün bu tarz suçları
işlemeye bu kadar açık olmaları ise insana Allah’ın dinini yaşamayan
insanların uğradıkları zararları gösterir. Bir insanın para almak için küçücük
bir çocuğu rehin alabilmesi, ona çok büyük bir korku yaşatması, hatta
öldürebilmesi, başka birinin silahını doğrultup hiç tereddüt etmeden bir
insanın yüzüne ateş edebilmesi, bir diğerinin rüşvet alması, intihar etmesi,
dolandırıcılık yapması… Bunların hepsi bu insanların Allah'tan
korkmadıklarının, ahiretin varlığına inanmadıklarının bir göstergesidir.
Allah'tan korkup sakınan, ahirette hesap vereceğini bilen bir insan bunların
herhangi birini asla yapamaz. Çünkü bunların her biri ahirette cehennemle
karşılık görecek olan eylemlerdir.
Bir insan "ben ateistim, Allah'a
inanmıyorum ama rüşvet almam" diyebilir. Ancak Allah korkusu olmayan bir
insanın bu sözü kesinlikle geçerli olmaz. Çünkü bulunduğu koşullar
değiştiğinde sözünde durmaması ihtimali son derece
kuvvetlidir. Örneğin bu insanın acil bir sebepten dolayı
para bulması gerektiğinde, karşısına hırsızlık yapabileceği veya rüşvet
alabileceği bir ortam çıksa, bu sözünde durmayabilir. Veya böyle bir insanın
kendi canının tehlike altında olduğu bir durumda yine sözünde durması
beklenmez. Söz konusu kişi zor bir durumda rüşvet almaktan kaçınsa bile, başka
bir haram fiile yönelebilir. Ancak, Allah korkusu olan bir insan için
koşulların veya mekanın değişmesi hiçbir şeyi değiştirmez. İman eden bir
insan, her ne olursa olsun asla ahirette hesabını veremeyeceği şeyi
yapmaz.
Bu nedenle her gün gazetelerde, televizyonlarda, dost meclislerinde şikayet edilen, "bu topluma neler oldu böyle" dedirten olayların nedeni, aslında dinsizliktir. Tüm bu haberleri gören mümin, bunların üzerinden geçip gitmez, tek çözümün insanlara dini anlatmak, manevi değerleri canlandırmak olduğunu düşünür. Çünkü Allah'tan korkup sakınan, ahirette hesap vereceğini bilen insanların oluşturduğu toplumda bu türlü olayların yaşanması imkansızdır. Böyle bir toplumda huzur ve güven en yüksek derecede yaşanır.