İnsanın evrimi senaryosu tümüyle hayali bir kurgudur. Çünkü böyle bir soyağacının var olması için, maymunlardan insanlara aşamalı bir evrim yaşanmış ve bunun fosillerinin bulunmuş olması gerekir. Oysa maymunlarla insanlar arasında açık bir uçurum vardır. iskelet yapıları, kafatası hacimleri, dik ya da eğik yürüme kriterleri gibi özellikler, insan ile maymunun arasını açıkça ayırmaktadır. Bu farklı türler arasında bir soyağacı
olamayacağını gösteren çok önemli bir başka bulgu ise, birbirlerinin
atası olarak gösterilen türlerin aynı anda ve birarada yaşamış olmalarıdır!
Eğer evrimcilerin iddia ettiği gibi Australopithecus zamanla Homo
habilis'e, o da zamanla Homo erectus'a dönüşmüş olsalardı, bu türlerin
yaşadıkları dönemlerin de birbirini izlemesi gerekirdi. Oysa aksine, böyle
bir kronolojik sıralama yoktur. SOYAĞACI
SADECE ÇİZİMLERDE YAŞIYOR Evrimci fosil bilimci Alan Walker, "Doğu Afrika'da Australopithecus bireyleri ile Homo habilis ve Homo erectus türlerinin aynı anda yaşadıklarına dair kesin deliller vardır" diyerek bu gerçeği doğrular.58 Louis Leakey ise, Olduvai Gorge bölgesindeki Bed II katmanında Australopithecus, Homo habilis ve Homo erectus fosillerini neredeyse yanyana bulmuştur.59 Harvard Üniversitesi paleontologlarından
Stephen Jay Gould, kendisi de bir evrimci olmasına karşın, Darwinist
teorinin bu konuda içine girdiği çıkmazı şöyle açıklar: Bu bulgular, evrim teorisinin "insanın ataları" olarak gösterdikleri canlıların, birbirleriyle bir ilgileri olmayan soyu tükenmiş canlı türleri ya da kaybolmuş insan ırkları olduklarını göstermektedir.
|
58) Alan Walker, Science, cilt 207, 1980, s. 1103.
59) A. J. Kelso, Physical Antropology, 1st ed., New York: J. B. Lipincott Co., 1970, s. 221; M. D. Leakey, Olduvai Gorge, Cilt 3, Cambridge: Cambridge University Press, 1971, s. 272.
60) S. J. Gould, Natural History, Cilt 85, 1976, s. 30
61) Time, Kasım 1996