|
Tüm canlılar hücrelerden oluşur.
Tek bir hücre bile kendi kendine yetebilir; kendi besinini üretebilir,
hareket edebilir ve diğer hücrelerle haberleşebilir. Olağanüstü bir
teknolojiye sahip olan hücre, canlılığın tesadüfler sonucu oluşamayacağının
kesin bir ispatıdır. |
Tek bir proteininin bile tesadüfen
oluşamayacağı hücre, evrimin "tesadüf" iddiasını tamamen
anlamsız hale getiren bir tasarım harikasıdır. Hücrenin içinde,
benzetme yapmak gerekirse; enerji santralleri, kompleks fabrikalar, dev bir
bilgi bankası, depolama sistemleri ve gelişmiş rafineriler vardır.
BEYİN HÜCRESİNİN
KOMPLEKSLİĞİ
Tek bir beyin hücresi kendisi gibi 10
bin kadar hücre ile sürekli bir bağlantı içindedir. Bu haberleşme ağı,
dünya üzerinde kurulmuş tüm telefon santrallerinden çok daha
komplekstir.
BİTKİ HÜCRESİ
insan ve hayvan hücrelerinin yanı sıra
bitki hücresi de bir yaratılış mucizesidir. Bitki hücresi, günümüzde
hiçbir laboratuvarda gerçekleştirilemeyen bir işlemi yani
"fotosentez" işlemini gerçekleştirir. Bitki hücresinde bulunan
"kloroplast" isimli bir organel sayesinde bitkiler su,
karbondioksit ve güneş ışığını kullanarak nişasta üretirler. Bu
besin maddesi, yeryüzündeki besin zincirinin ilk halkasıdır ve yeryüzündeki
tüm canlıların besin kaynağıdır. Bu çok karmaşık işlemin ayrıntıları
günümüzde hala tam olarak çözülememiştir.
Darwin zamanında hücrenin bu olağanüstü
yapısı hakkında hiçbir şey bilinmiyordu. Dönemin ilkel mikroskopları
altında hücre belli belirsiz bir leke gibi görünüyordu. Bu nedenle gerek
Darwin, gerekse onun dönemindeki diğer evrimciler, hücrenin tesadüflerle
oluşabilecek son derece basit bir su haznesi olduğunu sandılar. Canlılığın
tesadüflerle açıklanabileceği inancı, bu ilkel bilim anlayışı
nedeniyle kabul gördü.
Oysa 20. yüzyıldaki bilimsel gelişmeler,
canlı hücresinin akıl almaz derecede kompleks bir sisteme sahip olduğunu
ortaya çıkarmıştır. Bu denli karmaşık bir tasarıma sahip olan hücrenin,
evrim teorisinin iddia ettiği gibi rastlantılarla oluşmasının imkansız
olduğu bugün anlaşılmış durumdadır. Elbette insanın bile oluşturamadığı
kadar kompleks bir yapı, "tesadüf" ürünü olamaz. Ünlü
ingiliz matematikçi ve astronom Profesör Fred Hoyle, bu imkansızlığı şöyle
açıklar:
"Tesadüfler sonucu bir canlı hücresinin
meydana gelmesi, bir hurda yığınına isabet eden kasırganın savurduğu
parçalarla tesadüfen bir Boeing 747 uçağının oluşması kadar imkansızdır."9
Hoyle, bir başka yorumunda ise şöyle
der: "Aslında, yaşamın akıl sahibi bir varlık tarafından meydana
getirildiği o kadar açıktır ki, insan bu açık gerçeğin neden yaygın
olarak kabul edilmediğini merak etmektedir. Bunun (kabul edilmemesinin)
nedeni, bilimsel değil, psikolojiktir."10
 |
TESADÜFLERLE UÇAK OLUŞUR MU?
Hücre o kadar detaylı bir tasarıma
sahiptir ki, ünlü bilimadamı Fred Hoyle (sağda) onu bir Boeing 747 uçağına
benzetir. Hoyle'a göre nasıl bir uçak tesadüfen oluşamaz ise, hiçbir
hücre de asla tesadüfen oluşamaz. Aslında bu örnek bile yetersizdir.
Çünkü insanoğlu bilgi ve teknolojisi sayesinde dev uçaklar
yapabilmektedir, ama hala tek bir hücre dahi yapamamıştır. |
|