|

Vücudumuzu oluşturan
trilyonlarca hücrenin her birinin çekirdeğinde, 900 ciltlik bir
ansiklopediye ancak sığacak kadar büyük bir bilgi deposu bulunduğunu
biliyor musunuz? |
DNA, her canlı hücresinin çekirdeğinde
saklı duran dev bir moleküldür. Canlının sahip olduğu bütün fiziksel
özellikler, bu sarmal biçimindeki molekülde şifrelenmiştir. Gözümüzün
renginden, iç organlarımızın yapısına, hücrelerimizin şekil ve
fonksiyonlarına kadar her türlü bilgi DNA'daki gen adı verilen bölümlerde
programlanmıştır.
| DNA şifresi, dört farklı molekülün
diziliminden oluşur. Bu dört molekülün herbirini birer harfe
benzetirsek, DNA'yı dört harfli bir alfabeden oluşan bir bilgi bankası
olarak kabul edebiliriz. Bedenin tüm bilgisi, bu bilgi bankasında
depolanmıştır. |
DNA'nın yapısı, James Watson ve Francis Crick adlı iki bilim
adamı tarafından keşfedildi. Crick, bir evrimci olmasına rağmen,
"DNA tesadüflerin ürünü olamaz" diyecekti. |

Her
bilgi, onu var eden bir akıl sayesinde ortaya çıkar. DNA'daki muhteşem
bilgi ise, Allah'ın üstün aklının ve yaratma gücünün bir ispatıdır. |
DNA'daki bilgileri kağıda dökmeye
kalkarsak, bu bilgiler yaklaşık bir milyon ansiklopedi sayfası büyüklüğünde
bir yer tutar. Bu, insanlığın en büyük bilgi birikimlerinden biri
olan Britannica Ansiklopedisi'nin 40 katı büyüklüğünde bir
ansiklopediye eşittir. Ama bu inanılmaz bilgi, milimetrenin yüzde biri
kadar olan hücrelerimizin, ondan daha da küçük çekirdeklerinde
saklanmıştır.
Bir çay kaşığına sığabilecek
boyuttaki bir DNA zincirinin, bugüne kadar dünya üzerinde basılmış bütün
kitapların bilgisini saklayabilecek kapasitede olduğu hesaplanmaktadır. |
KOPYALAMA MUCİZESİ
Bir bakteriyi uygun bir ortama bırakırsanız,
birkaç saat sonra kendinin aynı olan yüzlerce bakteri daha üretmiş
olduğunu görürsünüz. Çünkü her canlı hücresi "kendini
kopyalama" özelliğine sahiptir.
DNA keşfedilene dek, bu mucizevi işlemin
nasıl gerçekleştiği anlaşılamıyordu. DNA'nın bulunmasıyla
birlikte, her canlı hücresinin, kendisi hakkındaki tüm bilgileri barındıran
bir "bilgi bankası"na sahip olduğu ortaya çıktı. Bu bulgu,
yaratılışın muhteşemliğini ortaya koyuyordu. |
Sadece hücrelerin değil,
tüm canlı bedenlerinin planları
DNA'da kayıtlıdır. İç organlarımızın yapısı, ya da kuşların
kanatlarının şekli, kısacası her şey DNA'da tüm ayrıltılarıyla
kayıtlıdır. |
 |
Bir
kurdun tüylerinin yapısı, kalınlığı, rengi ya da çıkış açısı,
onun DNA'sında kayıtlıdır. |
 |
 |
HELEZONDAKİ BİLGİ
DNA molekülü, bir helezon şeklinde
uzanan milyonlarca basamaktan oluşur. Eğer bir tek hücremizin içindeki
DNA molekülü açılsa, yaklaşık 1 metrelik bir zincir oluşturur. Ama
bu zincir, olağanüstü bir "paketleme" sistemiyle,
milimetrenin yüzbinde biri büyüklüğündeki hüre çekirdeğine sıkıştırılmıştır. |
 |
Elbette ki böyle muhteşem bir yapı,
kendiliğinden ve tesadüfen oluşamaz ve canlılığın Allah tarafından
yaratıldığını ispatlar. Nitekim evrimciler DNA'nın kökenine hiçbir açıklama
getirememektedir. Ancak sırf teoriyi yaşatmak adına, "tesadüf"
iddiasına sarılmayı sürdürürler. Avustralyalı ünlü moleküler
biyolog Michael Denton, Evolution: A Theory in Crisis (Evrim: Kriz içinde
Bir Teori) adlı kitabında bunu şöyle anlatır:
"Canlıların genetik programlarının
yapısı, milyarlarca bit (bilgisayar birimi) bilgiye ya da bin ciltlik küçük
bir kütüphanenin içindeki tüm harflerin dizilimine eşdeğerdir. Bu denli
kompleks organizmaları oluşturan trilyonlarca hücrenin gelişimini
belirleyen, emreden ve kontrol eden sayısız karmaşık işlevin tamamen
rastlantıya dayalı bir süreç sonucunda oluştuğunu iddia etmek ise,
insan aklına yönelik bir saldırıdır. Ama bir Darwinist, bu düşünceyi
en ufak bir şüphe belirtisi bile göstermeden kabul eder!"11 |