KAYNAKLARIN SAĞLAMLIĞI

İddialara mesnet gösterilen kitapların kaynak niteliğinde olup olmadığı ve bunlardan yapılan nakillerin ne derece doğru olduğu hususuna gelince; böyle bir çalışma için uzunca sayılabilecek bu yazıdan, sanırım bu konuda bir kanaate varmak mümkündür. Bir örnek vermek gerekirse, Kudüs Kadısı Sakızlı Muhammed Sadık Efendi'nin "en-Nevadiru'l-fıkhıyye fi mezhebi'l-eimmeti'l-Hanefiyye" adlı gayr-ı matbu eserinden, İbn Nüceym'in :

-"Üzerinde kaza namazı olan bir kimsenin; sabah, öğle, ikindi, akşam ve yatsının sünnetlerini, bu namazların kazalarına niyyet ederek kılarsa, sünnetleri terketmiş olur mu? şeklindeki bir soruya cevaben :

-Hayır olmaz; çünkü sünnet kılmaktan maksat, şeytanın burnu sürtülmesi için, vakit içinde farzdan başka bir namaz daha kılmaktır..." dediği nakledilmektedir.

Oysa, yukarıda (ve 20 numaralı dipnotta cilt ve sahife numaraları ile) gösterildiği üzere İbn Nüceym, "el-Eşbah ve'n Nazair" ve "el-Bahrü'r-raik" adlı kendisine ait kıymetli eserlerin her ikisinde de, en-Nevadiru'l-fıkhiyye adlı eserde kendisine isnat edilen sözlerin tam aksini nakletmekte; bu anlamda hiçbir ifadeye yer vermemektedir. O halde bu sözler, yeterli araştırma yapmadan, mezkur kitaba dercedilmiş, asılsız bir isnattan başka bir şey değildir.

Kaldı ki, İbn Nüceym büyük ve muhakkik bir fakih olmakla birlikte -fukaha arasındaki derecesi itibariyle,- "tahric ve tercih ashabı"ndan bile sayılmamaktadır. Hükmü beyan edilmiş olan bir konuda, tahric ve tercih ehlinden olan fakihlerin bile müctehide muhalefeti söz konusu olamayacağına göre,[24] farz-ı muhal, isnat edilen bu sözlerin kendisine ait olduğu sabit bile olsa, -yukarıda İmam Ebu Yusuf ve İmam Muhammed gibi müctehidlerden nakledilmiş olan hükümler karşısında, ictihad yetkisini haiz olmayan bir fakihin sözlerine itibar edi­lemeyeceği açıktır. Şunu da belirtelim ki, bir mesele için, kaynak niteliği taşıyan bir eser de olsa, sadece kitabın adını vermek, kaynak göstermek demek değildir. Kaynak, eserin müellifi, adı, cilt. ve sahifesi, baskı yeri ve tarihi belirtilerek gösterilir.


[24] İbn Abidin, Reddü'l-muhtar, 1/52-53; Uküdu resmi'l-müftî (Mecmuatü'r-resail içinde), sh. 11-12, İst., 1325; M. Ebu Zehra Ebü Hanife, sh. 442-447, Kahire, ikinci baskı, ts.; Aynı eser, çeviren: Osman Keskioğlu, sh. 388-393, Ankara, 1962; Seyyid Bey, Usül-ı Fıkh (Medhal), sh. 243-249, İst., 1333; Ö. N.Bilmen, Istılahat-ı Fıkhıye Kamusu, 1/324-325, İst., 1949; Hayreddin Karaman, İslam’ın Işığında Günün Meseleleri, 2/505-506, İst., 1988.