|
Ruhumu
eritip de kalıpta dondurmuşlar; Onu
İstanbul diye toprağa kondurmuşlar. İçimde
tüten bir şey; hava, renk, edâ, iklim; O benim,
zaman, mekân aşıp geçmiş sevgilim. Çiçeği
altın yaldız, suyu telli pulludur; Ay
ve güneş ezelden iki İstanbulludur. Denizle
toprak, yalnız onda ermiş visale Ve
kavuşmuş rüyalar, onda, onda misale. İstanbul
benim canım; Vatanım da vatanım... İstanbul,
İstanbul... |
R.Tayyip ERDOĞAN'ın sesinden bu şiiri dinlemek için tıklayın |
|
![]() |
||
|
Tarihin
gözleri var, surlarda delik delik; Servi,
endamlı servi, ahirete perdelik... Bulutta
şaha kalkmış Fatih'ten kalma kır at; Pırlantadan
kubbeler, belki bir milyar kırat... Şahadet
parmağıdır göğe doğru minare; Her
nakışta o mana; Öleceğiz ne çare?.. Hayattan
canlı ölüm, günahtan baskın rahmet; Beyoğlu
tepinirken ağlar Karacaahmet... O mânâyı
bul da bul! İlle İstanbul'da
bul! İstanbul,
İstanbul...
Necip Fazıl Kısakürek
|