platlab1.GIF (9999 bytes)

Progrmrs.wmf (1718 bytes)

 

Gelin, biraz ‘İstanbul’u düşünelim’

İstanbul’u önce güzellikleriyle tanıyoruz. İki kıtanın birbirine dokunacak kadar yaklaştığı Boğaziçiyle. Hisar’ı, Emirgân’ı, Tarabya’sı, İstinye’si, Kanlıca’sı, Kavak’ı, vapuru ve martılarıyla. Küçük bir gezinti sırasında, Roma’dan, Bizans’tan, Ceneviz’den ve Mısr-ı Kadim’den hatıralar bulabildiğimiz eşsiz tarihiyle... Şehrin her tarafında, camiler, çeşmeler, türbeler, çarşılar, hamamlar, sebiller, medreseler, saraylar olarak karşımıza çıkan muhteşem Osmanlı mirasıyla.

Kirlilik, trafik ve diğer sorunlar...

Şehre girdiğinizde bu olağanüstü ‘hayal’ yaralanıyor. Uzaktan masmavi, pırıl pırıl görünen boğaz sularına, kirlilik nedeniyle elinizi bile sokamayacağınızı görüyorsunuz. Boğaziçi’nde yeşil’in her gün bir adım gerilediğini görüyorsunuz... İstanbul’un caddelerinde sizi içinde bulunduğunuz araçla birlikte rehin alan yoğun trafik yüzünden belki tarihi de coğrafya’yı da unutuyorsunuz.

Köprü mü, tüp geçit mi?

İstanbul’un kirlilik ve trafikten başka sorunları da var. Sözgelimi, hızlı büyüme, aşırı göç alma, İstanbul’un diğer sorunlarının da kaynağında yatan büyük bir sorun. Gecenin geç saatleri dışında günün neredeyse her saatinde sıkışık olan boğaz köprülerine bir yenisinin mi ekleneceği, yoksa kıtalararası taşımacılıkta tüp geçit devrine mi gireceğimiz tartışması 1997 yılının son aylarında uzun uzun tartışıldı. ‘Bu sorun köprüyle de, tüp geçitle de çözülmez, daha esaslı çözümler gerekiyor’ diyenlerimiz de oldu.

Düşüncelerinizi kendinize saklamayın

Büyük bir hızla büyüyen İstanbul, kimi yönetimden, kimi ‘mevzuat’tan, kimi İstanbul’un kıymetini bilmeyen bazı hemşehrilerimizin yanlış tutumlarından kaynaklanan sayısız sorunla içiçe yaşıyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İstanbullular’ın bu sorunlar üzerinde düşünmesini, bu sorunları İstanbul Platformu’nda tartışmasını istiyor. İstanbul’un tarihini ve coğrafyasını korumak, bu güzeller güzeli şehirde yaşamayı zorlaştıran şeyleri olabildiğince azaltmak istiyorsak, bu sorunların çözümü için iyi şeyler düşünmemiz ve bu düşüncelerin kamuoyunda tartışılıp benimsenmesini sağlamamız gerekiyor.

İstanbul Platformu çözümlerinizi bekliyor

‘Büyük’ düşünmemiz, mutlaka ‘büyük’ sorunlarla ilgili ‘büyük’ çözümler üretmemiz gerekmiyor. Sokağımızdaki, kaybolmaya yüz tutmuş eski bir çeşmeyi, insanları rahatsız eden başka küçük sorunları da burada konuşabilir, çözüme bağlayabiliriz. İstanbul Platformu, eğer düşüncelerinizi yetkililere yazma zahmetini İstanbul’umuzdan esirgemezseniz, gündeme getireceğiniz çözümleri tartışabileceğiniz en güzel ortam. Ayrıca, uzmanlara ve yetkililere ulaşmanın en kolay, en kestirme yolu...

İstanbul Büyükşehir Belediyesi girişimlerinizi bekliyor