|
Hicretten Sonra Camiler |
||
|
Medine ve Civarında Yapılan Mescidler. Hz.
Peygamber hicret sırasında Medine'ye 2 mil kadar uzaklıkta olan
Kuba'da Benî Amr b. Avf yurdunda Külsüm b. Hidm'in evinde bir müddet
misafir oldu ve bir mescid inşa ettirdi. Temeli bir nevi merasimle atılan
mescid. 66 x 66 zira ebadında dört duvardan ibaret bir yapı idi. Süheyli’nin
kaydettiğine göre bu mescidin inşasını Hz. Peygamber'e tavsiye etmesi,
mescid için taş toplaması ve yapılırken büyük gayret göstermesi
sebebiyle Ammar b.Yasir'in İslam'da ilk mescidin banisi olduğu söylenmiştir. Hz.
Peygamber Kuba'dan Medine'ye doğru giderken yanlarından geçtiği kişiler
kendisini davet ettiler. Ancak Resul-i Ekrem devesinin serbest bırakılmasını
istedi ve mescidin yapılacağı yerin tesbitini kastederek onun görevli
olduğunu söyledi. Deve Malik b. Neccar'ların evlerinin önünde bir düzlükte
çöktü. Hz. Peygamber bu yeri Sehl ve Süheyl adlarındaki iki yetimden
satın alarak Mescid-i Nebevi’yi yaptırdı. Bu mescidin temeli de Kuba'da
olduğu gibi bir nevi merasimle atılmış ve Hz. Peygamber inşaatta bizzat
çalışmıştır. Mescid-i Nebevi’nin ilk ölçüleri 100 x 100 zira idi.
İlk yapının 60 x 70 zira ebadında olduğu ve sonradan genişletildiği
de rivayet edilir. Daha Hz. Peygamber'in hayatında 200 x 200 ziraa (yaklaşık
90 x 90 m.) ulaştığı rivayeti ise doğru değildir. Mescidin arka kısmında
fakir sahabîlerin barınması için Suffe adıyla bir yer ayrılmış, doğu
duvarı boyunca Hz. Peygamber ve ailesine ait zamanla sayıları dokuza çıkan
odalar inşa edilmiştir. Yedi ay kadar süren inşaat sırasında Hz.
Peygamber Ebu Eyyüb el-Ensarî’nin evinde misafir kalmıştır. Hz.
Peygamber mahallelerde ve kabilelerin içinde müslümanların sayısı artınca
buralarda mescidler inşa edilmesini emretti. Kısa bir müddet sonra Medine
ve çevresinde birçok mescidin yapıldığı kaydedilmektedir. İbn Şebbe,
bazılarında Hz, Peygamber'in de namaz kıldığı bu mescidlerin bir kısmını
zikreder Belazürî'nin naklettiğine göre ise Mescid-i Nebevî île Mescid-i
Kuba dışında Medine'de dokuz mescid vardı. Buralarda vakit namazları kılınmakla
beraber cuma namazı sadece Mescid-i Nebevide kılınmaktaydı. Civar
Kabilelerdeki Mescidler. Çeşitli kabileler İslamiyet'i
kabul ettikçe bulundukları yerlerde kendi adlarıyla anılan mescidler yapılmıştır.
Buharî, Hz. Peygamber zamanında mescidlerin kabilelere nisbet edildiğini
ve bunun caiz olduğunu göstermek için eserinde. "Falan oğulları
mescidi denir mi?" adıyla bir başlık açmıştır. Hz. Peygamber'in
yeni mescidler inşa edilmesiyle ilgili emrinden kısa bir müddet sonra
mescid inşa etmeyen kabile kalmamıştı. Ancak Asr-ı saadet'te mescidler
sadece Medine ve çevresi gibi dar bir alana sıkışmış değildi. Buharînin
bir rivayetinden, Medine'ye oldukça uzak kabilelerde dahi camilerin yapıldığı
anlaşılmaktadır. Mescid-i Nebeviden sonra içerisinde ilk cuma namazı kılınan
mescid, Benî Abdülkays yurdundaki Cüvasa Mescidi'dir. Cüvasa. Arap yarımadasının
doğusunda bugünkü Riyad ve Zehran arasındadır. Benî Abdülkays'in
erken dönemde müslüman olduğu dikkate alınırsa mescidlerin daha o
zamanlar çok geniş bir alana yayıldığı söylenebilir. Arkeolojik kazılar
sonucunda bu mescidin yeri tesbit edilmiş ve temelleri açığa çıkarılmıştır.
Mescidin abdest almak için yapılmış bir çeşmesinin olduğu anlaşılmaktadır. İslamiyet'i
kabul eden kabilelerin bir kısmı eski mabedlerinin yerine cami yapmıştı.
Talif'te Sakif kabilesi, camilerini daha önce Lat’ın bulunduğu yere inşa
etmişti; bir rivayete göre ise bunu bizzat Hz. Peygamber istemiştir. Bazı
eski mabedlerin taşları da putlarla birlikte mescidlerin yapımında
kullanılmıştır. İbnü-l Kelbi’nin naklettiğine göre Mekke île
Yemen arasındaki Tebale'de bulunan ve Has'am, Becile. Ezd ve Hevazin
kabilelerinden bir kısmının tapındığı Zülhalesa putu, Tebale
Camii'nin kapı eşiğine konulmuştu. Yemameliler de eski kiliselerinin
yerinde onun enkazı ile cami inşa etmişlerdi. |
Hz. Peygamber gönderdiği askerî
birliklere, gittikleri yerlerde mescidi bulunan bölgelerin halkına
dokunmamalarını emrederdi. Nitekim Yelemlem'de oturan Cezîmeoğulları,
üzerlerine gelen Halid b. Velîd'e müslüman olduklarını ispat etmek için
mescidlerini göstermişlerdi. Aynı şekilde Kızıldeniz sahilinde Kadîd
yakınında ve Müreysî su kaynağı civarında oturan Benî Mustalik
topraklarında da mescidler yapılmıştı.
|
|