|
|
3/4
|
|||
|
Şimdi durum bu iken, en az dört yüz bin hadis şart koşulurken, hangi insaf sahibi ittifakla kabul edilen mutlak müctehid İmam-ı Azam Ebu Hanife (r.a.) hazretleri hakkında hadiste zayıftır diyebilir. Burada dikkatten kaçmaması gereken İbn-i Haldun (r.a.)`in "yukalu" (söylendiğine göre) şeklinde başlayan bu sözünde İmam-ı Azam (r.a.)`in bildiği ve amel ettiği hadislerin değil rivayet ettiği hadislerin sayısı hakkında söz edilmektedir. Bilindiği gibi başta Hz. Ebubekir (r.a.) olmak üzere önde gelen bir kısım sahabenin (r.anhum) rivayet ettiği hadis sayısı fazla değildir. Nasıl ki bu durum onların az hadis bildiği ve az hadisle amel ettiğini göstermezse, aynı şeyi İmam Ebu Hanife (r.a.) içinde söylemek gerekir. İbn-i Haldun (r.a.)`de bu sözün İmam-ı Azam (r.a.)`in az hadis bildiğini göstermeyeceğini söylemiştir." Hakikaten yüz çevirmiş ve sırat-ı müstakim`den sapmış olan bazı kimseler "bu İmamlar arasında az hadis bilmelerinin sebebi, hadis bilgilerinin azlığıdır" diyerek ileri geri konuşmuşlardır. İmamların büyükleri hakkında böyle bir inanç beslemek mümkün değildir".[28] İmam Ebu Yusuf (r.a.) ve İmam Muhammed bin Hasan (r.a.)`in "Kitab`u-l Asar"`larında yine Muhammed bin Hasan (r.a.)`in "El-muvatta"`sında, "Kitab`u-l Hucce Ala Ehli`l-Medine"sinde ve daha bir çok kitaplarda ve yine Muhammed Bin Mahmud El- Havarizmi (r.a.)`in "Camiu Mesanid`i-l İmam" adıyla bir araya topladığı hadislerini de hasaba katarsak Ebu Hanife (r.a.)`in rivayet ettiği hadislerin İmam Şafii (r.a.) ve İmam Malik (r.a.)`in rivayetlerine oranla ne kadar fazla olduğunu görürüz. Nitekim Ebu Hanife (r.a.)`in 2000`i üstadı Hammad Bin Ebi Süleyman (r.a.), ikibini de diğer hocaları kanalıyla olmak üzere dört bin hadis rivayet ettiğini kaynaklar bize haber vermektedir.[29] Bunun içindir ki büyük muhaddis İbn-i Hacer (r.a.) İmam-ı Azam (r.a.) için "kesiru`r-rivayeh" (çok hadis rivayet eden ) olduğunu söylemesini nedeni çok iyi anlaşılmaktadır.[30] Ez-Zehebi , İbn-i Abdi`l- Hadi , İbn-i Nasiriddin, İbnu`l-Mibred ,Es-Salihi, Es-Suyuti El- Bedahsi, El-Acluni (Allah onlardan razı olsun) ve bir çok alim Ebu Hanife (r.a.)`i hadis hafızları arasında saymışlardır. Şafii mezhebine mensup meşhur muhaddis Yusuf Es-Salihi (r.a.) İmam-ı Azam (r.a.) hakkında şöyle demiştir: "Ebu Hanife (r.a.) büyük ve ileri gelen hadis hafızlarındandı. Şayet o hadisle çok ilgilenmese ve hadislere önem vermeseydi, fıkhi meselelerde gerektiği gibi hüküm çıkaramazdı.[31] Ayrıca İmam-ı Azam (r.a.)`in ictihadlarında kullandığı hadisler Tahanevi (r.a.)`in İ`lau`s-Sunen`inde, Turkmani (r.a.)`in El Cevheru`n- Naki`sinde, Ez-Zeylai (r.a.)`in Nasbu`r-Raye`sinde zikredilmiş, ortaya konmuş ve iftiralar reddedilmiştir. Yine İmam Ebu Hanife (r.a.)`in kullandığı hadisler Murtaza Ez-Zebidi (r.a.) tarafından Ukudu`l-Cevahiri`l-Munife adlı iki ciltlik bir eserde toplanmıştır. İmam Ebu Hanife (r.a.)`in Allah Rasulu (s.a.v.)`in hadislerine karşı takındığı tavrı, sünnete sarılma ve uymaya olan aşırı bağlılığı kendi sözleridir. "İçlerinde hadisle meşgul olanlar bulunduğu müddetçe insanlar kurtuluş içindedir. Ne zaman ilmi hadis ve sünnet dışında ararlarsa bozulurlar. Allah (c.c.)`un diniyle ilgili bir konuda şahsi görüşünüze göre hüküm vermekten sakınınız. Sünnete tabi olunuz. Kim sünnet`ten ayrılırsa sapıtır".[32] "Şayet sünnet olmasaydı bizden kimse kuran`ı anlayamazdı. İnsanlar hadisle ameli bıraktı.Hadissiz ilim talep edenler fitne ve fesat yayarlar".[33] "Bir konu hakkında hüküm verirken önce Allah (c.c)`un kitabını esas alırım. Aradığım meselenin hükmünü orda bulamazsam Rasulullah (s.a.v.)`in sünnetine ve güvenilir ravilerin birbirlerinden rivayet etmeleri suretiyle yaygın olarak gelen rivayetlere bakarım. Orda da bulamazsam onun ashabından dilediğim kimsenin görüşünü alırım".[34] "Hz.Peygamber (s.a.v.)`den gelen bir hadis varken onu bırakıp başkasını almayız".[35] "Allah (c.c)`nun kitabı , Rasulu (s.a.v.)`in sünneti ve sahabe (r,anhum)`un icmai varken, kendi görüşüyle hüküm vermek kimsenin haddine değildir".[36] "Allah (c.c) Rasulu (s.a.v.)`e muhalefet edene lanet etsin. Allah (c.c.) bize onunla ikram etti ve bizi onunla kurtardı".[37] [28] İbni Haldun -Mukaddime s:444 [29] Kevseri - Fikh`u Ehli`l Irak ve Hadisuhum
s :59
[30] Mekanetu Imam Ebi Hanife s:128
[31] Kevseri - Te`nib-ul Hadip s:304
[32] Es-sarani - Mizan`ul- kubra 1/51
[33] Kasım - Kavaid`ud Tahsis s :298,
Es-sarani- Mizanul Kubra 1/58
[34] Ez-zehebi - Menakibul İmam Ebu Hanife
s:34
[35] Es-suyuti -Tebyid`us Sahife s:305
[36] El-heytemi - El hayrat`ul Hisan
s:41
[37] İbn-i Abdil Berr - El-inkita s:254
|
||||