2/4
 

İmam-ı Azam (r.a) düşmanlığı sadece bununla kalmamış, kitapların tahrifine kadar varmıştır. Nitekim Zehebi (r.a)`in zayıf ravilerin terceme-i hallerine ayırdığı Mizan`u-l İ`tidal isimli eserine, Ebu Hanife maddesi sonradan eklenmiştir.[15]

İmam-ı Azam (r.a)`in hadis bilmediği ve sahih hadislerle amel etmediği iddiasının yersizliği için İmam Zeylai (r.a)`in Nasbu`r-raye isimli 4 ciltlik muazzam eseri yeterlidir.

Bu eser Hanefi fıkhının dayandığı hadisleri bir araya toplar. İmam-ı Azam hadis bilmeseydi veya rey`i hadislere tercih etseydi, ictihadlarının bu kadar hadise uygun düşmesi mümkün olmazdı.[16]

İmam-ı Azam (r.a)bir takım tarihi ve siyasi sebeplerle haksız olarak cerh edildiğinin diğer bir delili de re`y konusunda ondan daha ileri olan alimlere  aynı tenkidin yapılmamış olmasıdır. Mesela İmam Şafii (r.a) re`ye ondan  daha fazla önem vermesine rağmen aynı  tenkide uğramamıştır. İmam-ı  Azam (r.a) "Ashabın görüşlerinden birini seçeriz, fakat toptan terketmeyiz" derken;[17] İmam-ı  Şafii (r.a) sahabe kavlini, kitap, sünnet, icma veya kıyasa muvafık olması ve o konuda nas bulunmaması şartıyla kabul etmektedir.[18]

İmam-ı Azam (r.a) mursel hadisleri re`ye tercih ederken, İmam-ı Şafii (r.a) mursel hadisi çok az bir istisnası hariç delil kabul etmemektedir. İmam-ı Şafii (r.a) ayetin kıyasla tahsis edilebileceğini benimserken, Ebu Hanife (r.a) haber-i vahidin dahi kıyasla tahsis edilemeyeceğini benimser. İmam-ı Şafii (r.a) mesalih-i mürsele ile amel ederken, İmam-ı Azam (r.a) bunu delil kabul etmemektedir.[19] Oysa mesela yine Hanefi ve Maliki mezhebine göre mürsel hadisler -ravileri güvenilir (sika) olduğu sürece- delildir.[20]

Hatta İmam Ebu Hanife (r.a) nazarında mürsel hadislerde  olduğu gibi maktu` hadisler ve ilk üç asırda yaşamış durumu bilinmeyen (mestur) ravilerin, rivayetleri dahi delildir ve bütün bunlar kıyastan önce gelir.

Bunun yanında, Ebu Hanife (r.a) nazarında sahabe zamanında  fetvaları yaygınlık ve şöhret kazanmış büyük tabiilerin  sözleri de tıpkı sahabe kavli gibi kıyasa tercih edilir ve bunlar varken kıyas terkedilir.

Ebu Hanife (r.a) yaygın kanaatin aksine kıyası en az kullanan müctehid imamlardandır. Öyle ki o dört kıyas çeşidi içinden sadece birisin-kıyas-ı müessir-kabul eder ve kullanır. Diğerlerini -kıyas-ı münasip, kıyas-ı şebeh, kıyas-ı tard-ise delil kabul etmez. Hatta Hanefiler kıyas-ı münasip ile kıyas-ı şebehin batıl olduğu üzerinde görüş birliği içindedir.

Buna mukabil ilginçtir İmam-ı Şafii (r.a) mezkur kıyas türlerinin hepsini delil kabul eder ve özelliklede kıyas-ı şebehi çokça kullanır.[21]

Gelelim 17 hadis meselesine. Bu iddiayı Türkiye’de ortaya atanlardan biri de Yaşar Nuri Öztürk`tür. Öztürk şöyle diyor: "Rivayete göre İmam-ı Azam bu sayının (mutevatir hadisler) 17 olduğunu söylemiştir."[22]

Şayet bu sözlerle mutevatir hadisler işaret ediliyorsa -ki ediliyor- bu hususu gerek imam Suyuti (r.a) "Katfu`l-ezhari`l-mutenasire`sinde, Kettani (r.a) Nazmu`l-mutenasire’sinde zikretmişlerdir. Birincisinde bu sayı 113, ikincisinde ise 360`tir

Gerçekten bu konu hadis alimleri arasında tartışmalıdır. Ancak gerek muhaddisler, gerekse fıkıhçılar mutevatir hadislerin çokluğu konusunda ittifak halindedirler.[23] İbni Hacer (r.a) mutevatir hadislerin sayısının çok az olduğunu, ya da hiç olmadığını söyleyenlerin iddialarını kabul etmez.[24]

"Rivayete göre mutevatir hadislerin 17 olduğunu söyleyen İmam-ı Azam (r.a.)dir" şeklindeki ifade tamamen bir saptırmadır. Bu esasen İmam-ı Azam  (r.a.)`in büyüklüğünü değil; ona atılan bir iftira ve çamuru dillendirmektir. Bu hususta bir kaynak da mevcut değildir.[25]

Bu ifade İbn-i Haldun (r.a.)`in mukaddimesinden rivayet edilmiştir. Rivayet şöyledir:

"Bil ki, müctehid imamlar, hadis ilminde hadis rivayetini çok veya az yapmak konusunda değişik tavırlar sergilemişlerdir. Ebu Hanife (r.a.)`in rivayetlerinin sayısının 17 hadise ulaştığı veya buna yakın bir rakam olduğu söylenmiştir".[26]

Oysa fiili durum tam aksini göstermektedir. Zira Ebu Hanife (r.a.) mutlak müctehid sıfatına haiz bir imamdır. Rasul-u Ekrem (s.a.v.)`den rivayet edilen hadisler içerisinde ancak 17`isine güvenebileceğini söyleyen veya, ancak bu miktardaki hadise güvenen bir kimsenin, fıkhın bütün meselelerinde hukuk vermesi mümkün müdür acaba..?!..

Nitekim Ahmed İbn-i Hanbel (r.a.)`e birisi "bir kimse yüz bin hadis ezberlese fakih olurmu.?.." diye sormuş. İmam da "hayır olamaz" demiş, adam "iki yüz bin ezberlerse" diye sormuş, yine "hayır" demiş; adam: "üçyüzbin ezberlerse" diye sormuş, İmam yine "hayır" demiş, adam bu sefer "dört yüz bin hadis ezberlerse" diye sorunca Ahmed İbn-i Hanbel (r.a.) "eh şöyle, böyle" diyerek cevap vermiştir.[27]


[15] Leknevi -Er`ref    s:100
[16] Hadis araştırmaları  S.POLAT
[17] H.Karaman  -İslam hukukunda ictihad
[18] Es`şafii-Er`risale
[19] a.g.e.  s:59-61
[20] Tahanevi- Kavaid  s:138,Ebu Zehra- Imam Malik  s:289
[21] Tahanevi- I`lau`s-sunen   1/11-12
[22] Y.N.Ozturk. -Kurandaki Islam s:361
[23] Ebubekir sifil a.g.e   s:94
[24] İbn-i Hacer- Nuzhet`un-nazar s :28
[25] Ebubekir Sifil  a.g.e.  s:95
[26] İbn-i Haldun - Mukaddime s:444
[27] İ`lamu`l-Muvakkin 1/45
 
1. sayfa
index sayfası
3. sayfa