|
|
1/4
|
|||
|
Bismillahirrahmanirrahim Elhamdulillahi rabbil Alemin vessalatu vesselamu ala seyyidina muhammedin ve ala alihi ve ashabihi ecmain. SORU:Hanefi mezhebinin imamı İmam-ı Azam Ebu Hanife (r.a) sadece 17 hadis rivayet etmiştir. Bu onun hadiste zayıf olduğunu gösterir deniyor. Bu
konuyu açıklar mısınız.? CEVAP: Türkiye`de ve İslam coğrafyasının birçok yerinde İslam tarihi boyunca İmam-ı Azam (r.a)`e atılan bu iftira çok yaygındır. Lehte ve aleyhte birçok eserler yazılmış, makaleler neşredilmiştir. [1] Konumuza girmeden önce İmam-ı Azam(r.a)`e yapılan itirazları ele almamız isabetli olacaktır. Muhaddislerden Abdullah bin el-mübarek(r.a)`in "Ebu Hanife hadiste yetim idi" [2] dediği nakledilir. Halbuki bu ifade tenkid olabileceği gibi, övgü manasına da gelir. Çünkü arapçada yetim kelimesi babası ölmüş kimse anlamına geldiği gibi, tek ve benzersiz manasına da gelir.[3] Ebu Hanife (r.a)`i Abdullah bin el-mübarek (r.a)`in yaşadığı zamanda hadis konusunda tenkid edildiğine dair kaynaklarda birşey göremiyoruz. Dolayısıyla bu sözü övgü manasına hamletmek daha uygun olacaktır. Ahmed ibni Hanbel(r.a)`de şöyle demiştir: "Ebu Hanife ve ashabı hadis konusunda cahildirler" [4] Ahmed ibni Hanbel(r.a)`in daha sonra bu tenkidi tavrından vazgeçtiğini gösteren bir ifadesi mevcuttur. Şöyle ki: "Şafii gelip aramızdaki ihtilafı kaldırıncaya kadar Hanefilerle lanetleşirdik." [5] İbni Ebi Şeybe (r.a) de El musannef isimli eserinde "Ebu Hanife`ye reddiye" isimli bir bab açmış, 125 meselede Ebu Hanife`nin hadislere aykırı hüküm verdiğini ileri sürmüştür. Son Osmanlı şeyhu`l-İslamlarından Düzce`li Zahid el-Kevseri (r.a) "en nuketu`t-tarife fi`t-tahaddus an rududi İbni ebi Seybe ala Ebi Hanife" isimli eserinde bu iddiaları reddetmiş, bu konuda Ebu Hanife(r.a)`in ayet ve hadislerden kullandığı delilleri göstermiştir. İbni Adiyy(r.a)`de Hanefilere karşı (hassaten Ebu Hanife`ye) taassupkâr davranan tenkitcilerdendir.[6] Darakutni (r.a) süneninde "Ebu Hanife (r.a)`e hadiste zayıftır" demektedir.[7] Halbuki Darakutni (r.a)`in Şafii mezhebine karşı tarafgirliği ve Hanefi mezhebine karşı husumeti meşhurdur.[8] Hatip el-Bağdadi(r.a)`de Ebu Hanife(r.a)`e karşı ayni tarafgir tenkitlerde bulunmuş, bu tenkitlerin haksızlığı pekçok alim tarafından reddedilmiştir.[9] İmam-i Azam (r.a)`e bir tenkitte İmam-ı Buhari (r.a)`den gelmektedir.[10] Ancak alimlerden çoğu Buhari (r.a)`i tarafgir bulmaktadır.[11] O`nun bu tenkidinde muhaddislerin Hanefilere karşı muhalefetlerinin izlerini bulmak mümkündür. Çünkü, İmam Buhari (r.a) sahihinin 18 yerinde "kale ba`du`n-nas"(bazı kişiler dedi ki) diyerek Ebu Hanife (r.a)`in ictihadlarını tenkid etmiş, zımnen hadislere aykırı hüküm vermekle suçlamıştır.[12] Tahanevi (r.a) İmam Buhari (r.a)`in Ebu Hanife (r.a)`e karşı taassubunda Nuaym bin Hammad ile olan arkadaşlığının tesiri olduğunu belirtmektedir. Çünkü Nuaym sünneti takviye sadedinde hadisler, Ebu Hanife aleyhinde hikayeler uyduran bir yalancı idi.[13] Kevseri (r.a)`de Buhari (r.a)’in Ebu Hanife (r.a)`e karşı taassubunda bir sebep olarak şunu göstermektedir: Buhari (r.a) gençliğinde Buhara’daki Hanefilerden fıkıh tahsil etti. 16 yaşında bu tahsilini tamamladı. Daha sonra hadis tahsili için yolculuklara çıktı. Dönünce Buhara alimleri onu kıskandılar. Bir fetvasını hatalı bularak onu Buhara`dan sürdüler. Bu yüzden İmam Buhari (r.a)`in Hanefilerle arası açıldı. Ebu Hanife (r.a)`ı hadiste zayıf bulup cerh etmesinde bunun tesiri olma ihtimali fazla görünmektedir. İmam Nesa-i (r.a) gibi büyük Hadis imamlarının düşmanlık besledikleri kişileri zayıf bulup cerh etmekten kurtulamamışlardır. [14] [1] İ`lau`s-sünen,nasbu`r-raye
[2] Darakutni-sünen
[3] Arapça-Türkçe sözlük (Serdar Mutcali)
[4] Darakutni-sünen 1/324
[5] Tahanevi-Kavaid S:384
[6] Kevseri
[7] Darakutni-Sünen 1/323
[8] Leknevi -er-ref s: 3,5
[9] Leknevi -er`ref
[10] Buhari-Tarih`u-l kebir 5/81
[11] Leknevi- er`ref
[12] Buhari-Tarih`ul-kebir 5/81 (Burada şunu zikretmemiz
gerekir ki Buhari`nin kale ba`zu`n-nas formülü kullandığı yerlerde -ki
bunların sayısı,farklı itibarlara göre 22, 24,veya 25`dir.-Bu ifade ile
tamamen itiraz maksadını güttüğünü ve muhatabının da sadece Ebu Hanife
olduğunu söylemek mümkün görülmemektedir. El-Kesmiri bu konuda şöyle der
"Buhari`nin bu ifadeyi kullandığı yerlerin hepsinde kastettiği kişi
Ebu Hanife değildir. O bu ifade ile zaman zaman Muhammet bin el Hasan`ı,
İsa bin Eban`ı, Züfer bin el Huzeyl`i veya İmam Şafii`yi de kastetmektedir.
(Ebubekir
Sifil, Modern İslam Düşüncesinin Tenkidi 2)
[13] Tahanevi -Kavaid 1/380
[14] Tahanevi-Kavaid 3/382
|
||||