Medine'ye Hicret

   Medinelilerin Müslüman olmalarıyla, Mekke'de işkence altında olan Müslümanlar için yeni bir umut ışığı belirmişti. Nitekim bir müddet sonra, Hz.Peygamber (s.a.v.) ashabına, Medine'ye hicret etmelerini emretti.

   Allah nizamına karşı olan müşrikler, Medine'de Müslümanların giderek kuvvetlendiğini görünce; bu durum kendileri için tehlike arz edeceği düşüncesiyle Darun-Nedve dedikleri parlamentolarında toplanarak meseleyi görüşmeye başladılar...

   Görüşler şu merkezde toplanıyordu: "Muhammed'in İslam dediği bir nizam, bu yeni düzen, onların devletini yıkıp yerine oturabilirdi. O halde ne yapıp yapıp Muhammed'i ortadan kaldırarak, hareketlerini durdurmak lazımdı." Fakat bilmiyorlardı ki, Allah için olan hareketler durdurulamaz.

   Bu kararı müteakip, görüşler ortaya atıldı;

- Muhammed'i prangaya vurup hapsedelim!

   Bu görüş kabul edilmeyince ikinci görüş ortaya atıldı;

- Onu memleketimizden sürgün edelim, ne hali varsa görsün.

   Bu görüşte kabul edilmeyince, azılı İslam düşmanı Ebu Cehil atılarak ;

- Benim görüşüme göre, onu öldürmekten başka çaremiz yok. Bunun için de, her kabileden birer genç seçelim. Bunların hepsi kararlaştırılan yer ve zamanda Muhammed'i pusuya düşürerek öldürsün, biz de ondan kurtulalım. Böyle olursa, onun kan davası bütün kabilelere düşeceğinden ve onun ailesi Abdi Menaf herkese savaş açamayacağından, diyete razı olurlar, biz de diyetlerini veririz! dedi.

   O günün gecesi, suikastçılar, Hz.Peygamber (s.a.v.)'in evini sararak, onu öldürmek için uyumasını beklemeye başladılar. Rasulullah (s.a.v.), evinde bulunan Hz.Ali (r.a.)'ye : "Bu gece şu yeşil hırkamı örtünerek benim yatağımda yat! Sana söylediğim emanetleri yerine getirdikten sonra, sen de hicret et!" dedikten sonra, eline bir avuç toprak alarak hicret için evinden çıktı. Rasulullah (s.a.v.) elindeki toprağı, suikastçıların başına döke döke aralarından geçip gitti. Allah, onların basiretini yani görme duyularını alarak Rasulünü korudu.

   Hz.Peygamber (s.a.v.), beraber hicret etmek üzere, Hz.Ebubekir (r.a.)'in evine gitti. Beraber yola çıktılar. İlk durak Sevr mağarası idi. Üç gün orada kaldılar. Bu arada Hz.Ebubekir'in kızı Esma, onlara yiyecek taşıdı. Sevr mağarasından hareket edildikten sonra ikinci durak Medine yakınlarındaki Kuba şehri idi. Peygaberimiz (s.a.v.) hemen burada bir mescit yapılmasını emretti ve bu İslam'ın ilk mabedinin yapımında bizzat çalıştı. Peygamberimizin yolda olduğunu haber alan Medineliler heyecan içinde, gözleri yollarda Yüce Rasulü bekliyorlardı. Kutsal yolcular göründüklerinde büyük bir sevinçle dudaklarında "Talaal bedru aleyna..." diye başlayan mısralar dökülmeye başladı.

index sayfası