SONSÖZ
Vahyin ilk ayetlerini bünyesinde bulunduran Alak süresi, uzun bir zaman diliminden sonra risalet kervanının son halkasıyla insanlığı tekrar buluşturmakta, vahiy bilgisinin insanı olgunlaştırmadaki önemini belirtmektedir.
Rabb'i tanımak, ilmin ve dinin temelini teşkil etmektedir. İlk ayetlerin "oku" emriyle başlaması ve bu emrin beş kısa ayette iki defa tekrarlanması, okumanın insan hayatında ne kadar önemli bir yer tuttuğunu, aydınlanma sürecinde okumanın apayrı bir etken oluşturduğunu insanlığa haber vermektedir. Yüce Allah en büyük nimeti olan ilmi insanoğluna bahşetmekle ona verdiği kıymeti göstermektedir.
Sürenin ilk kısmını teşkil eden beş ayette veciz ifadelerle insanın yaratılış serüvenine dikkat çekilmiş, tek olan Allah'a ibadetin gerekliliği vurgulanmıştır, insanı Alak’tan yaratan Yüce Allah, insanoğlunda bulunan iki tiplemeye dikkat çekmiştir. Bunlardan biri, “ taği-azgın” tiplemesidir. Ebü Cehil, o gün için bu tiplemeyi canlandıran kişidir. Bu tipleme günümüze kadar devam ede gelmiştir ve dünya durdukça da devam edecektir. Süredeki diğer tipleme ise, "abd-kul” tiplemesidir. Kıyamete kadar sürecek olan bu tiplemeye en yakışan şahsiyet ise şüphesiz Resülullah (s.a.v.) ve onun sünnetini kendine düstur edinen ümmetidir.
Süre, insanı hem başlangıç hem sonuç bakımından bütün olarak ele almaktadır. İnsanoğlunun dünyaya gelmesinden maksat yaratanını tanımak, O'nu bilmek ve O'na boyun eğerek secdeye kapanmaktır. Kişi dönüşün Rabb'e olacağını bildiğinden dünya hayatını O'nun emirleri doğrultusunda düzenleyecek, ibadetin müstesna yerini her zaman muhafaza edecektir. Kulluğuna engel olacak kişilerin, Allah tarafından yüzüstü süründürüleceğini bildiği için onlara karşı sabırlı olacak, hesaplarını Yüce Allah'a havale edecektir.
Alak süresinin kapsamış olduğu konulan özetleyecek olursak:
1- İnsanın yaratılış evrelerinden biri olan Alak konumuna dikkat çekilmiştir.
2- Okuma emri, sürede tekrarlanarak okumanın, bilgi sahibi olmanın gerekliliğine ve eğitimin önemli unsurlarından biri olan kalem 'e dikkat çekilmiştir.
3- İnsan karakterlerinden olan Kendini yeterli gördüğünde azma tiplemesine, namazdan alıkoyma misaliyle dikkat çekilmiştir.
4- İnsanlığın fıtrat karakteri olan "kulluğa" örnek verilerek, Hz. Peygamber (s.a.v.)'e karşı gelenlerin ve nimetlere karşı nankörlük yapanların uğrayacakları hüsrana dikkat çekilmiştir.
5- Müslümanların, azgın kişilere karşı nasıl tavır
alacağı tespit edilmiştir.