SÜREDE KONU EDİLEN ŞAHSİYETİN TAHLİLÎ

            Müfessirler beyanına göre, bu sürede konu edinilen şahıs Ebû Cehil'dir. Zira ,(ellezi,)İsm-i mevsulü ile müphem olarak zikredilen şahsın Ebû Cehil olduğunu gösteren rivayetler bulunmaktadır.[142] Yani söz konusu ismin belirlenmesinde asıl olan içtihad değil, nakli bilgilerdir.

    A- ÇEVRESİ

            Ebû Cehil, Kureyş boylarından Beni Mahzum kabilesindendir. Beni Mahzum, gerek cahiliye döneminde gerek İslam'dan sonra şerefli işler yapan bir kabiledir. Yaşadığı dönemde Beni Mahzum kabilesinin reisi olan babası, Hişam b. el-Muğîre Kureyş'in ileri gelenlerinden, Arapların efendilerinden sayılmıştır. Kureyş'in Kenane topluluğu, tarih düşerken üç şeyi göz önüne alırlardı. Bunlar, Kabe'nin yapımı, Fîl senesi ve Hişam b. Muğîre'nin ölümüdür.[143]

            Ebu Cehîl'in amcaları da, zamanın en meşhur simalarındandır. Mesela Velid b. Muğire (Halid b.Velid'in babası) Kureyş'in sayılı liderlerinden birisi idi. Cahiliye döneminde “Adaletli" lakabıyla tanınmıştır. Kabe'yi bir sene Kureyş, bir sene de Velid tek başına giydirdiği söylenmektedir.[144]  O dönemde içki içilmesini haram kılan, hatta içen oğlu Hişam'ı döven Velid, makam ve mevkisini korumak uğruna Resül'e karşı gelmiş, yeğeni Ebû Cehil'e kötü örnek olmuştur. Hicr süresinde zikredilen "O alay edenlere karşı biz sana yeteriz'' [145]ayetinde geçen "alay edenler" gurubunda Velîd' de zikredilmiştir.[146]

            Kardeşleri; Ebû Cehîl dahil beş kardeştirler. Bunlar; Ebû Cehîl, Haris, Seleme, As, ve Halid' dir. Ebû Cehîl ve As Bedir savaşında kafir olarak ölmüşlerdir. Halid, Bedir'de esir düşmüş, fidye karşılığı serbest bırakılmış, sonra da kafir olarak ölmüştür. Seleme ve Haris ise, Müslüman olmuşlardır, ilk Müslüman olan Selemedir. Seleme Müslüman olduğundan bir çok işkenceye maruz kalmıştır. Haris ise Fetih günü Müslüman olmuştur, iyi bir İslami hayat yaşayan Haris, Yermük savaşında şehit olmuştur.[147]

            Ebû Cehîl'in amca oğulları arasında meşhur Halid b. Velid vardır. Uhud savaşında müşrik asker topluluğunun  komutanlığını yapan Halid, o savaşta Müslümanların mağlup olmasında etkin bir rol oynamıştır. Allah (c.c.) ona sonradan hidayet nasip etmiş, Allah Resulü tarafından iltifata mazhar olmuş Seyfullah (Allah'ın kılıcı) diye lakaplanmıştır. Riddet olaylarını bastırmada etkin rol oynayan Halid, Irak ve Şam fetihlerinde büyük kahramanlıklar göstermiştir. Ebü Cehîl’in diğer bir amca oğlu, İmare b. Velîd'dir. Kureyş Kabîlesinin en yakışıklı gençlerinden olan İmare, Kureyş'in ileri gelenleri tarafından Ebu Talib'e sunulmuş, Allah Resulü ile değiştirilmek istendiği söylenmiştir.[148]

            Oğulları; Cahiliye döneminde babası gibi Resülullah'ın azılı düşmanlarından biri olan İkrime, Uhud savaşında müşrik ordusunun sol kanat komutanı idi. Amcazadesi, Halid b. Velîd gibi o da müşriklerin bu savaşta galip gelmesinde etkin rol oynamıştır. Mekke feth olununca Resul (s.a.v) dört erkek, iki kadın hariç bütün insanlara eman vermişti. Dört erkekten birisi de İkrime b. Ebî Cehil'dir. Zira, o zamanın savaş suçlusu olarak nitelenen İkrime. Resul'ün affedilemez bir düşmanıydı. Bir müddet firar hayatı yaşayan İkrime, sonradan gelip elini Resulün eline koyup İslam’ı seçmiştir. Cahiliyede takındığı aşırı tavırları İslam'ı seçtikten sonra lehte kullanan İkrime, Yermük savaşında fedailer gurubu oluşturarak savaşın dengelerini değiştirmiş ve şehadet şerbetini içmiştir. [149]

    B-HAYATI

            Kuran'da azgın tiplemesine örnek olarak zikredilecek kadar  [150]İslam düşmanı olan Ebû Cehîl hakkında Alak süresinin ikinci bölümün (6-19 ayetleri) Ebû Cehîl hakkında indiği zikredilmektedir.

            Adı, Amr b. Hişam b. el Muğire b. Abdillah b. Amr b. Mahzum b. Yakza b. Mürre' dir. [151] Künyesi, Ebü'l-Hakem'dir. [152] Kendisi bi'setten önce bu künye ile tanınıyordu. Bi'setten sonra gerek Resul'e ve Müslümanlara gerekse davete aşırı düşmanlığından dolayı Müslümanlar tarafından Ebû Cehîl lakabı verilmiştir. Resul'un şairi Hassan b. Sabit onun hakkında şöyle demiştir:

"Topluluğu ona isim verdi Ebel-Hakem,

Allah ise dedi ona  Eba Cehil”. [153]

            Ebu Cehîl'in doğum tarihi hakkında tarih kitaplarında bir bilgiye rastlanmamaktadır. Bedir'de kafir olarak öldürüldüğünde kaç yaşında olduğu yine belli değildir. Ancak Resul’la yaşıt olduğu zikredildiğine göre Fîl senesinden hemen sonra doğmuş olması kuvvetle muhtemeldir. [154] Ümmet-i Muhammed'e düşmanlık yapan azgınların öncülerinden biri sayılan ve Resul tarafından "Bu Ümmetin Firavunu" olarak nitelenen Ebû Cehîl, tarih kitaplarında " Zayıf yapılı, asık suratlı, acı dilli, şer bakışlı bir adam" olarak tarif edilmiştir. [155]  Babasının konumundan dolayı aristokrat bir aile terbiyesi alan Ebû Cehîl, kibir ve gurur içinde bir hayat yaşamıştır. Küçük yaşlarda Darünnedve'ye giren Ebû Cehîl, oranın ileri gelenlerinin  tecrübelerinden de faydalanarak zamanı gelince Darünnedve'nin fikir babalarından biri olmuştur.Kureyş'in ileri gelenleri arasında önemli bir mevkie sahip olduğundan kendini yeterli görerek Resul'ü, namazdan alıkoyma cüretini göstermiştir. [156]  Bu azgın tavrını sergilerken Darünnedve kulübünü kastederek Resül'e, "Sen kesinlikle bilirsin ki benim kadar yandaşı olan birisi yoktur" şeklinde böbürlenerek haddi aşmıştır. [157]

    C- KARAKTERİ

    1-Ticaretteki Tavrı

            Ebû Cehîl'in azgın tavrını ticaretinde de görmekteyiz. Ona göre ticarette her şey mubahtır. Özellikle karşısındaki kişi sahipsiz bir kimse ise, o kişiye zulmetmek, haddi aşmak ona göre normal bir şeydir. 

            İbni İshak'ın rivayet ettiği " Eraşî " hikayesi bu olaya güzel bir misal teşkil etmektedir. Olay şöyle gelişmiştir: " Eraş kabilesinden bir adam Mekke'ye gelir. Satılık develeri vardır. Ebû Cehîl bu develeri satın alır, ancak parasını ileride vereceğim diyerek adamı uzun süre oyalar. Çaresiz kalan adam Kabe'nin etrafında bulunan Kureyş kulübüne gelerek garip bir kimse olduğunu, yolda kaldığını anlatarak Ebû Cehîl’den parasını almak için yardım talep eder. O sırada Resul de Kabe'nin bir yanında oturmaktadır. Ebû Cehîl'in Resül'e olan düşmanlığını bildiklerinden, alayvari bir şekilde adama, "Şu köşede oturanı görüyor musun ? git ona, o senin borcunu tahsil eder" derler. Alacaklı kişi, Resül'e giderek durumunu anlatır ve yardım talep eder. Resul ayağa kalkarak " Hadi sen ona (Ebû Cehîl'e) git " der." Ebû Cehîl'in kapısını vururlar. Kim o deyince Resülullah, çık dışarı, der. Ebû Cehîl, kapının önüne korkudan rengi uçmuş şekilde çıkar. Resul "Şu adamın borcunu ver" diye emreder. Ebû Cehîl ise “ayrılmayın hemen borcumu getiriyorum “ der ve parayı getirip adama öder. Adam da Kureyş kulübüne dönerek onlara, Allah sizden razı olsun, gerçekten de o adam borcumu tahsil etti der.  Sonradan Ebu Cehil kulübe  geldiğinde arkadaşları "Ne oldu senin neyin var hiç böyle bir iş yapmamıştın" diyerek ona çıkışırlar. Ebû Cehîl ise; " Yazıklar olsun size. Vallahi O kapıyı vurduğunda ve O'nun sesini duyduğumda içim korkuyla doldu. Kapıyı açtığımda ise, şimdiye kadar görmediğim (vahşilikte) develeri, onun basının üstünde gördüm. Vallahi şayet vazgeçip dediklerin! yapmasaydım beni yiyeceklerdi " diye cevap verir.[158]

Dipnotlar

142Tirmizi, Tefsirul Kuran,85/3348,3349;Buhari,Tefsirul Kuran,4/1.

143 a.g.e.,s.3l.

144 Yasîn îbrahîm Hamuv, Ebü Cehil Amr b. Hişam Dirase Tahliliyye Tarihiyye, s.27, London 1991,

Mektebetu'l-Beyan et-Terbevî.

145 Hicr, 15/95.

146 Yasîn, Ebü Cehil, s.36.

147 a.g.e., s.36.

148 a.g.e., s.39.

149 a.g.e., s.40.

150 Alak, 96/6.

151 Bu en büyük dede de nesebi Allah Resulü ile birleşmektedir.

152 Yasîn, Ebü Cehil, s.30.

153 a.g.e., s. 30.

154 a.g.e., s.45.

155  M. Asım Koksal, Hz.Muhammed(s.a.v.) ve İslamiyet, 11/76, İst. 1981, Dilek.

156 Alak, 96/9.

157 Tirmizi,Tefsirul-Kuran,85/3348.

158 İbni Kesîr, es-Sîretu'n-Nebeviyye, I/ 230, Tashih:Ahmed Abdüşşafî, ts. Beyrut, Daru'l-Kütübi'l-İlmiyye.

 

icindekiler
ana sayfa