KURAN'IN ÝLK ÝNEN AYETÝ HAKKINDAKÝ ÝHTÝLAFLAR

 

Ulumul Kur'an kitaplarýnda " ilk ve son inen ayetler " baþlýðý altýnda incelenen [84] bu konunun, konumuzla direk baðlantýlý olan ilk inen ayetler hakkýndaki ihtilaflarý ve çözümünü incelemeye çalýþacaðýz. Bu konudaki ihtilaflarý ve tercihimizi belirtmeden önce, ilk inen ve son inen ayetlerin bilinmesindeki "faydalara" deðinmek istiyoruz.

 

a- Nasih ve Mensüh'u ortaya çýkarmada, ilk inen ve son inen ayetleri bilmek önemli bir gereklilik arz etmektedir. Buna göre: bir konu etrafýnda bir kaç ayet geçmekte ve konuyla baðlantýlý hüküm, o ayetlerden birinden çýkmakta ise, son inen ayet "Nasih" olarak kabul edilir ve hüküm o ayete göre icra edilir.

 

b- Ýlk ve son inen ayetlerdeki kademe açýklýða kavuþturulduðunda, Ýslam hukukunun geliþmesi, takip ettiði metodu ve bu hukuku kabul ettirmedeki güzelliði anlaþýlmýþ olur.

 

            Ýlk inen ayet hakkýndaki ihtilaflarý ve tercih edilen görüþ þöyledir.

 

l- Besmele ilk inendir: Vahidî'nin, Ýkrime ve Hasan'a isnadla rivayetine göre:

"Bismillahirrahmamrrahîm, Kuran’dan ilk inendir, ilk inen  sure ise Ýkra' Bismirabbike dir.[85] Ýbni Cerîr ve diðerleri, Dahhak, Ýbni Abbas yoluyla rivayet ettiðine göre: "Cibril'in Resul (s.a.v.)' e ilk indirdiði söz; " Ey Muhammedi Hazýr ol (bekle). Sonra Bismillahirrahmamrrahîm de." [86]

Besmelenin ilk   inen ayet olduðu iddiasýna þöyle bir yorum getirmek mümkündür: Besmele, Berae süresi hariç her sürenin basýnda bulunduðu gibi Alak süresinin de basýnda bulunmaktadýr. Oysa " Vahyin baþlangýcý " hadisinden de anlaþýldýðý gibi Cibril ilk ayetleri okurken Besmele okumamýþtýr. Kur'an diziliþinde, bir ayetin diziliþ sýrasýna göre önde yazýlmasý, onun önce indiðini göstermez. Zira ayetleri yerleþtirme konuþanda tasarruf. Resul (s.a.v.)'e aittir. Buna göre Besmele'nin sonradan Alak süresinin basma konulmuþ olmasý da muhtemeldir. Vahidî 'nin yukarýda zikredilen hadisi ise, hadis kritiði açýsýndan eleþtirilmiþ, hadisin "Mürsel” olduðu söylenmiþtir.[87]

Besmele'nin Alak süresinin evvelinde indiðini varsaysak bile, bu bütün süreler için geçerlidir. Dikkate alýnmasý gereken ise Besmelenin peþinden gelen ayettir .

 

            2-Müddesir suresinin baþlangýcý ilk inendir. Bu görüþ savunanlarýn dayanaðý, Buharî ve Müslim'in Ebi Seleme b. Abdirrahman b. Afv'dan gelen rivayettir. Rivayette geçtiðine göre; "Ebü Seleme b. Abdirrahman, Cabir b. Abdillah'tan, Kuran’dan ilk ineni sormuþtur. O da cevaben; " Ya Eyyühel Müddessir" demiþtir. Ebü Seleme, ilk inenin Alak süresinin baþlangýcý olduðunu ileri sürünce, Cabir; "Bize Resülulalah (s.a.v.)'in anlattýðýný size anlatacaðým der. Resülullah'ýn Hira civarýnda aniden gökte Cibril'i gördüðünü ve kendisini bir korku sardýðýný, Hatice'nin yanma inerek ona; Kendisini örtmesini istediðini ve kendisin! bir korku sardýðýný söyler. Bunun akabinde, " Ya Eyyühel Müddessir"in indiðini belirtir." Rivayette geçen Cabir b. Abdullah'ýn burada yanlýþ anlamasý vardýr. Zira rivayette geçen “Birden o” ifadesinden de anlaþýlacaðý gibi Cibril, daha önceden Resul tarafýndan görülmüþtür. Rivayete konu olan görme ise ikinci defa gerçekleþen bir görmedir. Buna göre Müddessir süresinin ilk ayetleri, ilk vahyin akabinde oluþan "Fetret" devrinden sonra inen ilk ayetlerdir. Olayý anlatan Cabir'in muhtemelen Hira'daki ilk karþýlaþmadan haberi olmadýðý için ilk inenin Müddessir olduðunu iddia etmiþtir.

 

            3-Fatiha ilk inendir. Bu iddia sahiplerinin delilleri þöyledir;

            a- Beyhaki'nin Delail'de, Meysere, Amr b. Þurahbil kanalýyla rivayet ettiðine göre, Resul (s.a.v.) Hatice'ye demiþtir ki; " Ben tek kaldýðýmda bir nida duyuyorum. Vallahi bunun zarar veren bir þey olmasýndan korkuyorum." Hatice'de, Maazallah, Allah sana böyle bir þey yapmaz. Sen emaneti yerine getirir, akrabalarý ziyaret eder, doðru konuþursun diye cevap verir. Bu arada Ebü Bekir Hatice'nin yanma gelince, Hatice, Resül'ün anlattýklarýný Ebübekir'e anlatýr ve Muhammed'i yanma alýp Varaka'ya gitmesin! söyler. Varaka'ya giderler. Resul, olayý ona þöyle anlatýr; "Tek kaldýðým zaman arkamdan " Ey Muhammed Ey Muhammed " diye bir ses duyuyor ve kaçýyorum. Varaka ise Resul'e kaçmamasýný, melek geldiði zaman bekleyerek söylediklerini dinlemesini ve gelip kendisine anlatmasýný tavsiye eder. Bu konuþmadan sonra. Resul yalnýz kaldýðýnda, melek ona. Ey Muhammedi de ki; " Bismillahir-Rahmanirrahîm..Elbamdu Lillabi Rabbi'l Alemin...." sonuna kadar okur. [88]

            b- Keþþaf'a göre, müfessirlerin bir çoðu ilk inen sürenin Fatiha olduðunu iddia etmiþlerdir.[89]

            c- Muhammed Abduh'a göre de ilk inen Fatiha'dýr. Zira îlahî Sünnet gereði bu kainatta sunulanlar, önce Mücmel (özet) sonra Mufassal (tafsilatlý) sunulmuþtur. Fatiha da Kuran’da geçen tüm hükümlerin Mücmel'i gibidir. Buna göre ilk inen. Fatiha süresidir.[90]

Bu konuda ileri sürülen iddialarýn fazla tutarlýlýðý yoktur. Birinci þýkta ileri sürülen Besmele hadisi eleþtiri almýþtýr. Hadisin sened zincirinde sahabi eksik olduðundan hadis Mürseldîr. Oysa "Vahyin baþlangýç " hadisi Merfu'dur. Cerh Ta'dil açýsýndan Beyhaki'nin rivayeti delil olarak kullanýlamayacaðý belirtilmiþtir.[91]

Keþþafýn " müfessirlerin bir çoðu...." sözü ise tamamen kendi yorumudur, Ýbni Hacer bu görüþü þiddetle eleþtirmiþ, müfessirlerin çok azýnýn bu görüþte olduðunu söylemiþtir.[92]

Muhammed Abduh'un görüþü doðru gibi gözükse de olayý anlatan Sahih bir hadis varken bunun üzerinde akýl yürütmek uygun deðildir. Kaldý ki, Alak süresinin ilk ayetleri zikredilen ilahi Sünnet'e zýt deðildir. Alak süresinin ilk ayetleri, Kuran’ýn ana fikirlerinden olan okuma, yaratýlýþ, Rububiyet gibi konulara mücmelen  deðinmiþtir. [93] Ayrýca Fatiha süresinde geçen îbadet ederiz, yardým dileriz, bizi doðru yola ilet gibi) çoðul zamirleri, bu sürenin Müslümanlarýn topluluk aþamasýna geldiði zamanlarda indiðini göstermektedir. Bu aþama ise Risalet ten bir müddet sonra gerçekleþebilmiþtir.

 

            4- En'am Süresi 151. ayeti "De ki gelin, Rabbinizin size (neleri) haram kýldýðýný okuyayým" ilk inendir. Bu görüþü Kurtubi, Hz. Ali'nin rivayeti olarak zikretmiþ, [94] ancak herhangi bir delil zikretmediðinden bu görüþ zayýf bir iddia olarak kalmýþtýr.

 

            5- Suyüti el-Ýtkan'da ilk inenle alakalý Þeyheyn'den Hz-Aiþe kanalýyla rivayet ettiðine göre: " Mufassaldan ilk inen; Kendisinde Cennet ve Cehennemin zikredildiði süredir, insanlar Ýslam'a ýsýndýðýnda helal ve haram inmeye baþladý." [95]

 

            Ýlk inen, Alak süresi olarak kabul edildiðinde bu rivayetle bir uyuþmazlýk ortaya çýkmaktadýr. Alak süresinde Cennet ve Cehennem bahsi geçmemektedir. Suyütî, buna cevap olarak rivayette mukadder bir cümle olduðunu söyler. Buna göre, hadiste geçen "Evvelü Ma Nüzile" ibaresi "Min Evveli Ma Nüzile" manasýndadýr. Buna göre mana:  "ilk inenlerden birisi" þeklindedir. Kastedilen süre ise Alak Süresi deðil, fetret döneminden sonra ilk inen Müddessir süresidir.[96]

 

            6- Alak Süresinin ilk ayetleri: Ýlk inen ayet konusundaki zikredilen görüþler arasýnda en kuvvetli olaný bu görüþtür. Buharî ve Müslim'de zikredilen hadislerden anlaþýldýðý üzere Kuran’dan ilk inen, "Alak süresinin ilk ayetleridir." Müddessir süresinin ilk ayetleri ise daha sonra inmiþtir.Ayrýca Alak süresinin ilk ayetleri, muhteva bakýmýndan da vahyin baþlamasýyla uyumluluk saðlamaktadýr. Metafizik alemle baðlantý sýrasýnda gelen ilk emir "Oku" dur. Bu yeni bir baþlangýçtýr. Okuma yazma bilmeyen bir Resul'ün, Ekrem olan Rabb'inin adýyla okumaya baþlamasýdýr. Artýk onun önünde seneler boyunca okuyacaðý, teblið edeceði bir süreç vardýr. Bu ayetlerde, Allah'ýn yüce kudreti, yaratmasý gözler önüne serilmekte, Ekrem olan Rabbin, kuluyla ilk baðlantýsý kurulmaktadýr.

 

Dipnotlar

84 el-Ýtkan, 1/31; el-Burhan, l/ 263; Zerkanî l/92; Cerrahoðlu, Tefsir Usulü, s. 56; Turgut, Tefsir Usulü ve Kaynaklarý, s. 88

85 Zerkanî, Menahîl, 1/96.

86 el-Ýtkan, 1/31.

87 Zerkanî, Menahîl, 1/96.

88 el-Ýtkan, l/ 35.

89 a.g.e. ayný sayfa.

90 Muhammed Abduh, Durusun Müstefadün Mine'l-Kur'an, s. 25, 4.B, Beyrut 1987, Darul  îhyau'l- ulum.

91 Zerkanî, Menahîl, l/ 96.

92 a.g.e., ayný sayfa; Hak Dini Kur'an Dili, 8/.5946.

93 Muhammed Reþît Rýza, Tefsîru'l-Fatiha, s. 21, Kahire 1985, Daru'z-Zehra.

94 Kurtubî, XX/118.

95 el-Ýtkan, I/33.

96 A.g.e.,ayný sayfa.

 

icindekiler
ana sayfa