|
RÜŞVET
VE YOLSUZLUK
Muhterem
Müslümanlar!
Bugünkü hutbemizde; toplumları içinden kemiren, insanlar arasındaki kardeşlik
ve muhabbet bağlarını koparan huzurun bozulmasına yol açan RÜŞVET VE YOLSUZLUK'tan
bahsedeceğiz.
Değerli Mü'minler,
Rüşvet ve haksız kazanç, dinimizde haram kılınmış ve büyük günahlardan
sayılmıştır. Bu kötülükleri işleyenlerin ahiret hayatları perişandır.
Yaptıklarının cezalarını er geç çekeceklerdir. Yüce Rabbimiz bizim gizli
ve aşikar bütün yaptıklarımızdan haberdardır. Nitekim, Kur'an-ı Kerim'in
Bakara Suresinde, "O kullarının yaptıklarını ve yapacaklarını
bilir. (O'na hiçbir şey saklı kalmaz.)"[1]
En'am Suresinde "...O, karada ve denizde ne varsa bilir.
O'nun ilmi dışında bir yaprak bile düşmez. O yerin karanlıkları içindeki
tek bir daneyi dahi bilir."[2]
ve Kaf Suresinde de "And olsun, insanı biz yarattık ve nefsinin
kendisine fısıldadıklarını biliriz ve biz ona şah damarından daha yakınız."[3]
buyrularak, insanların tüm fiil ve davranışlarından Cenab-ı Allah'ın haberdar
olduğu beyan edilmektedir.
Peygamber Efendimiz de "Rüşveti alan da veren de Cehennemdedir"[4]
buyurmuştur. İslam dininde kesin olarak yasaklanan rüşvet ve yolsuzluğun
günümüzde de sürüp gittiği görülmektedir. Dünyanın bir çok ülkesi bu konularla
çalkalanmaktadır. Bazen yönetenlerin bu çeşit ahlaksızlıklardan dolayı
makam ve mevkileri ellerinden gitmekte, bazen ölüm cezalarına dahi çarptırıldıklarına
şahit olunmaktadır. Çağımızda yaşanan bu olaylara bazı düşünürler "çürüme"
kelimesini uygun görmektedirler. Rüşvet, zimmet ve hortumlama gibi yolsuzlukların
yanı sıra, bazı insanların devletin imkanlarını sorumsuz ve hoyratça kullanmaları,
kurumsal sırları içeren bilgileri sızdırmaları ve buna dayalı olarak vurgunculuk
yapmaları şeklinde, kurumlaşan bu çürümeler; içinde yaşadığımız çağda
toplumların ne durumlara düştüğünün dışa akseden belgelerdir.
Aziz Mü'minler!
Kamuoyu, her türlü seviyesizliğe, yozlaşmaya, çürümeye tepkisiz ve seyirci
kalmamalıdır. Köşe dönmecilik mantığı egemen olmamalıdır. Bunlar şuuraltında
hayranlık ve imrenme haline dönüşmemelidir. Bu tür işlerden uzak duranlar
küçümsenmeli, aldırmazlık, duyarsızlık menfaatçılıkla ittifak yapmamalıdır.
Kurnazlık saygı görmemeli, ferdi çıkar adeta özenilir hale getirilmemeli
ve para saygınlığın ölçüşü olmamalıdır, aksi takdirde bu toplumda kirlenme
had safhaya ulaşmış demektir. Gençlerin eğitimlerinde bu konuların işlenmesine
daha ziyade önem verilmelidir. Tarihen bilinen bir gerçektir ki, ahlaken
bozulmuş toplumlar dünya sahnesinden silinip gitmişlerdir. Tarih bunun
örnekleriyle doludur.
Açıklamaya çalıştığımız kirliliklerle ilgili önleyici tedbirlerin başında;
yolsuzluk ve rüşvet sorununa ortam hazırlayan sebeplerin yok edilmesi
gelmektedir.
Bu nedenle, hukuk, bütün kurum ve kurallarıyla insanların zihinlerine
yerleştirilmelidir. Toplumsal değerler yozlaştırılmamalı, sağlam eğitim
ve öğretim esas alınmalıdır. Bunlardan ayrı olarak ahlaki ve caydırıcı
tedbirler de ihmal edilmemelidir.
Değerli Mü'minler!
Kısaca ifade etmek gerekirse; rüşvet ve yolsuzluk toplumları felakete
götüren, birlik ve kardeşlik duygularını kökünden sarsan, itimat ve güveni
yok eden çirkin davranışlardandır. Kendisinin Allah tarafından her yerde
görüldüğüne ve bir gün hesaba çekileceğine inananlardan oluşan bir toplumda
bu tür davranışlara rastlanmaz. Bu çeşit kötülüklerden uzak duralım ve
Yüce Rabbimizin beyan ettiği mutlu kullar arasında yer alalım.
Ne mutlu hakka riayet edip hukuka uyanlara,
Ne mutlu rüşvet ve yolsuzluk gibi çirkin davranışlardan uzak duranlara.
[1]
Bakara: 255
[2]
En'am: 59
[3]
Kaf:16
[4]
Tirmizi, Ebu Davud, ibn-i Mace ve Ahmed Bin Hanbel
|