|
İSLAM'DA
KADIN HAKLARI
Aziz Mü'minler!
Dünya ve ahiret saadetini hedefleyen İslam Dini, toplumun temeli olan
aileyi sevgi ve saygıya dayanan bir kurum olarak tanımlamıştır.
Nitekim Kur'an-ı Kerim'de; "Huzur bulmanız için size kendi cinsinizden
eşler yaratması, aranızda sevgi ve merhamet bağları oluşturması da Allah'ın
varlığının delillerindendir. Gerçekten bunda düşünen bir toplum için alınacak
dersler vardır"[1] buyrulmaktadır.
İslam'da eşler birbirlerine karşı yükümlü ve sorumlu kılınmışlardır. Ailede
erkeğin kadına nasıl davranacağı konusunda Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.)
şöyle buyurmaktadır, "İmanı en olgun olan mü'min, ahlakça en güzel
olandır. En hayırlınız da hanımına en güzel davranandır."
Aile hayatı konusunda da en güzel örneği teşkil eden Peygamberimiz, hiçbir
zaman hanımlarına sert muamelede bulunmamış ve onlara karşı daima iyi
davranarak, şefkatle muamele etmiştir.
Muhterem Müslümanlar!
Kadınlar, Yüce Allah'ın bizlere birer emanetidir. Dolayısıyla bu emaneti
korumak ve kollamak görevi de erkeğin boynunun borcudur. Nitekim, Sevgili
Peygamberimiz Veda Hutbesinde; "Kadınlar size Allah'ın bir emanetidir."
buyurmuştur.
İslamiyet, kadının toplumdaki yerini çok iyi ve sağlam bir şekilde belirlemiştir.
Kadın, insanı doğuran ve yetiştiren muhterem bir varlıktır. Onun kalbi,
sevgi île nakış nakış işlenmelidir ki, çocuklarını o sevgiyle korusun,
büyütsün ve topluma yararlı insanlar haline getirebilsin. Onun içindir
ki evlat, hayatı tanımaya, akli ve ruhi melekelerinin gelişmeye başladığı
çocukluk döneminde, sevgiye doyurulmalı, sağlıklı ve dengeli bir ruh yapışma
kavuşturulmalıdır. Bu itibarla kadın ailenin ve dolayısıyla da toplumun
temel taşıdır. Onun mükemmelliği, toplumun mükemmelliğini hazırlayacaktır.
Dinimiz, ana-babaya geleceğin anneleri olması bakımından; kız çocuğunun
terbiyesi üzerine daha bir hassasiyetle ve sevgiyle eğilmeyi tavsiye etmektedir.
Kız çocuğunu bakıp büyütüp, güzelce terbiye edene cennet, hem de cennette
en güzel makam, Rasulullah'a (S.A.S.) komşu olma makamı va'd edilmektedir.[2]
Aziz Müslümanlar!
İslam'da kadın, İslam düşmanlarının iddia ettikleri gibi; kişiliği olmayan,
bu sebeple de kocaya tabi olmak zorunda kalan, kendisini yönetmekten aciz,
aklı bir şeye ermeyen bir varlık asla değildir. Bilakis, mehir isteme
ve mülk edinme hakkına sahip şahsiyetli bir varlıktır. Evlilik müessesesinde
erkeğin hayat arkadaşı olarak kabul edilmiştir, Bütün bu güvenceler karşısında,
inançlı bir kadının aldığı insani ve dini terbiye; onun çocuğunu şefkatle
emzirmesini de, evin işlerinde kocasına yardımcı olmayı da ona telkin
eder. İslamiyet, kocasına itaat eden, geçim ehli bir hanımın, Allah'ın
rızasına da nail olacağını müjdeler ve ona layık olduğu değeri verir.
Aziz Mü'minler!
Hutbemizi Rabbimizin şu beyanı ile bitirelim: "Onlar sizin örtüleriniz,
siz de onların örtülerisiniz. Onların sizin üzerinizde, sizin de onların
üzerinde haklarınız vardır."[3]
buyurarak kadının erkekle karşılıklı sorumlulukların beyan etmiştir. Gerçek
huzur ve saadet hiç şüphesiz ki Allah ve Rasulünün emir ve tavsiyelerine
uymakla mümkün olacaktır.
[1]
Rum-21
[2]
Riyazü's Salihin C.1/270
[3]
Bakara-187 ve 228
|